CİHANGİRLEŞEN
YELDEĞİRMENİ
Arif Atılgan
Medyada
Yeldeğirmeni’nin Cihangirleştiği yer almakta, semtin olumlu anlamda geliştiği
vurgulanmaktadır. Bu çeşit haberlerde birkaç yıl öncesine kadar Yeldeğirmeni’nin
sokaklarında yürümenin ürkütücü olduğu anlatılıyor. Avrupa yakasından da zaman
geçirmeye gelenlerin olduğu belirtilen semtteki bu değişim ile bir süre sonra Yeldeğirmeni’nin
İstanbul’un marka semti olacağı yazılıyor.
Hâlbuki Ben çok
önceleri olumsuz anlamda semtin Cihangirleşeceğini, buradaki uygulamanın “soylulaştırma”
olduğunu yazmıştım. Yine olumsuz anlamda yazdığım CANLANAN YELDEĞİRMENİ http://atilganblog.blogspot.com.tr/2015/05/canlanan-yeldegirmeni-arif-atlgan.html
yazımda marka semt yaratma çabasından bahsediyordum. Belli ki bazı yayınlar
yaptıkları haberin bilgisine sahip değiller.
Yeldeğirmeni gerçek bir
semt iken, üstelik tarihi bir semt iken durup dururken buraya Canlandırma
Projesi yapılmıştı. Defalarca Koruma Projesi yapılmalı diye yazmama rağmen
Canlandırmada ısrarlı olunmuştu. Önce semte 100 civarında resim atölyesi
getirilmişti. Bu şekilde semtin elitleştiği mesajı veriliyordu. Sonra bir boya
firmasıyla anlaşılmış cepheler tiyatro dekoru gibi boyanmıştı. Sözüm ona semtte
yaşayanlar mutlu ediliyordu. Daha sonra sokaklar kazılmış alt yapı elden
geçirilmiş yollara taş döşenmişti. Ancak o safhada bu işlerin orada yaşayanlara
değil sonradan semte gelecek olanlara yapıldığını anlatıyordum. Hatta cadde
kenarındaki kaldırımların genişletilmesinin sebebinin gelecek kafelerin
masalarını koyabilmek için yapıldığını da Eski Bir Yeldeğirmenliye Mektup
yazımda yazmıştım http://atilganblog.blogspot.com.tr/2015/06/kent-mektuplar-eski-biryeldegirmenliye.html.
Semtteki, Kadıköy’ün günümüze kalmış en eski sinema binası olan tescilli eser
Özen Sineması da kaçak tadil edilmişti. Sinemalıktan çıkarılan binada ayrı bir
eleştiri konusu olan TAK çalışması yapılıyordu. TAK’da Kadıköy tasarlanıyordu. TV
dizi, film çekimleri, etkinlikler, duvar resimleri vs yapılıyor, semt
tanıtılıyor, reklamı yani pazarlaması gerçekleştiriliyordu. Daha sonra bir anda
herkes semtte kafe açmaya başladı. Sonunda tarihi semt semtlikten çıkarılmış,
adeta plato gibi kabul edilerek eğlence merkezine döndürülmüştü.
Canlandırma Projesi
uygulanırken zaman zaman semtte yaşayanlarla toplantılar yapılarak yapılan
işler güya onlara danışılmıştı. İş bittikten sonraysa esnafla toplantılar
yapılmaya başlanmıştı. Çünkü: Artık yaşayanlara ihtiyaç yoktu. Zaten onlara
danışılarak yapılan uygulamalar da onlar için değil sonradan gelecekler için
yapılıyordu. Semtte yaşayanlar bu durumu ancak proje bittikten, yani iş işten
geçtikten sonra anlayabilmişlerdi.
Medya haberlerinde
vurgulanmak istenenin aksine Canlandırma Projesi çalışması başladıktan sonra
semt ürkütücü hale gelmiş, fuhuş yerleri açıldığı duyulmaya başlanmıştır. Proje
uygulaması bittikten sonra ise semt, mahalle sakinlerinin gece sokaklarında
yürüyemediği, evlerinde uyuyamadığı haldedir.
Bugün artık Yeldeğirmeni,
eskilerin yaşayamayacağı bir hale bürünmüştür. Kiralar yükselmiş kiracılar
gitmek zorunda kalmışlardır. Yaşam pahalı hale gelmektedir. Ev sahipleri
buradaki evlerini yüksek meblağ ile kiralayıp daha ucuz kiralı semtlere
taşınmaya başlamışlardır. Ancak ticarette bir kural vardır, alacak ile borç ödenmez.
Alacağınız kirayı alamazsanız kendi kiranızı ödeyemezsiniz. Sonunda daha önce
defalarca uyardığım şey olacak evlerini satarak yıllardır yaşadıkları semtlerini
terk edeceklerdir.
Bugün resim atölyeleri
yok olmaktadır. Kiralar yükseldiği için semti terk etmek zorunda kalmışlardır.
Onlar, Canlandırmanın ilk basamağı olarak kullanılmışlardı. Bugünkü kafeler de
aslında son basamak olarak kullanılmaktadırlar. Hedef Haydarpaşa Projesidir.
Haydarpaşa Projesi gerçekleştiğinde bugünküler de yerlerini yenilere terk etmek
zorunda kalacaklardır. O zaman Yeldeğirmeni bir bardak çayın 10-15TL ye
içildiği çevre haline gelecektir. Zira çok daha yüksek gelirli insanlar buralarda
yaşayacaklardır.
Bu yazdıklarım Kadıköy
Tarihi Çarşı ve Moda için de geçerlidir.
Haydarpaşa Projesinden
aynı şekilde etkilenmesi gereken Üsküdar korunmuştur. Üsküdar’ın Haydarpaşa’ya
en yakın yerleşimi olan Selimiye’ye gidildiğinde bozulmayan mahalle yapısı
hissedilir. Kadıköy korunamamıştır, korunmamıştır. Gelişmelerden belli
olmaktadır ki Kadıköy ilçesinin tamamı yeme-içme-eğlenme fonksiyonlu kırmızı
lekeli bölge olarak düşünülmüştür.
Kent mücadelesi
yapanların özellikle Haydarpaşa Projesine karşı çıkanların öncelikle
Yeldeğirmeni, Kadıköy, Moda’da yapılanlara karşı çıkmaları gerekir. En azından
TAK’a itiraz etmeleri, Özen Sinemasının eski haline getirilmesini sağlamaları beklenir.
Yeldeğirmeni semti, ufuktaki
güneşin batışı gibi gözümüzün önünde santim santim yok olup gitmektedir. Mahalle
yapısının bütün ışığı ve rengiyle..
ARİF ATILGAN EKİM 2015
Sadece bir tek cümle yazmak istiyorum : Yerden göğe haklısınız..
YanıtlaSilTeşekkür ederim Tülay Hanım. En azından ilerde 'Uyaran olmamış mı?' denirse tarihe not düşmüş olalım.
YanıtlaSil