Çeşmeler
KADIKÖY’ÜN ÇEŞMELERİ VE SULARI
1970’lerde evlerdeki şebeke suyu hem içmek hem de
kullanmak için tüketiliyordu. Titiz olanlar iyi su çeşmelerinden veya mahalle
sakalarından içme suyunu ayrıca temin ediyorlardı.
1980’lere kadar boş alanlar vardı. Buralardaki su
kaynakları da duruyordu. Dolayısıyla sokaklardaki iyi su çeşmeleri akıyordu.
Evlerdeki şebeke suyunda ise kesintiler olmaya başlamıştı. Yavaş yavaş araba
sahibi de olan insanlar sokak çeşmelerinden evlerine içme suyu taşımaya
başlamışlardı.
1990’larda su sıkıntısı çoğalmaya başladı. Mahalle
aralarında kurulan su istasyonlarından insanlar bidonlarına pompayla su
dolturtuyordu. Su satın alınıyordu.
1990’ların ikinci yarısı depolardaki suyun
hijyenliğinin tartışılır olması dolayısıyla ambalajlı su satışına başlandı.
Depolar kaldırılmıştı. Küçük ambalajlar
ile 5kg ve 19kg lık pilastik bidonlarda ağızları kapalı olarak su satışı
başladı. Bu durum halen devam etmekte. Ancak ben son zamanlarda satılan sularda
ilk zamanlardaki tadı bulamıyorum.
DOĞADA SU
Doğada su…
Hepsi aslında yağmur sularıdır.
-Kaplıca suları… Yağmur sularının mağmaya kadar inip
orada kaynayrak buhar halinde yukarı çkmasından oluşuyorlar. Yeryüzüne
buharıyla kaynar su halinde çıkıyor.
-Artezyen kaynakları… İki tarafı yüksekte, ortası
çukurda kalan araazilerde su geçirmeyen iki katman arasındaki boşlukta
depolanmış doğal sulardır. Çukurda kalan ortasından delindiğinde iki yandaki
yüksek uçların hizasına çıkmaya çalışarak fışkırır.
- Ayazma Suları adıyla bilinen sular… Su kaynağı
üzerine kilise veya bir yapı yapıp o
suyun şifalı kutsal su olduğunu kabul etmek şeklidir.
-Pınarlar… Yağmur sularının yer altında su geçirmeyen
iki katman arasında birikmesi. Sonrada düşük kotlu bir yerden yeryüzüne
çıkması.
-Gözeler… Kayalık zeminlerde kaya içlerindeki irili
ufaklı boşluklardır veya mağaralardır Bunların bir tarafından boru sokulduğunda
su akıtılır. Boş arazilerdeki Çoban Çeşmeleri en iyi ve en basit örnektir. Gözenin
bulunduğu kayalıktaki mineraller suya geçer. Bu sebepten her kaynak suyunun
lezzeti ve şifası farklıdır.
KAYIŞDAĞI SUYU
Kayışdağı memba suyu, İstanbul'un Anadolu yakasında,
Ataşehir ilçesi sınırlarında yer alan Kayışdağı
Tepesi'nden doğan, tarihi ve doğal özellikleri ile bilinen en kaliteli
kaynak sularından biridir.
Suyun
kaynağı, Kayışdağı'nın yüksek kesimlerindeki ormanlık alanda bulunan doğal
gözedir. Bu su, çeşmelere bağlanmadan önce Kayışpınarı olarak bilinirmiş.
Belliki daha sonra çeşmelere bağlanınca Kayışdağı Suyu adını almış.
Kayışdağının
dışındaki belli başlı kaynaklar Sazlıdere, Üçpınarlar, Emin Paşa Tepesi (Seyid
Ahmet Deresi)dir.
Ayrıca Kayışdağının üst tarafından
Kayışdağı Suyu, alt tarafından Başıbüyük Suyu çıkar. Daha ileride Aydos ormanlarından
başta Yakacık Suyu olmak üzere çeşitli iyi sular çıkar.
ÇOBAN ÇEŞMESİ
Çobanların sığır, koyun sürülerini
getirip suladıkları çeşmelerdir. Büyük bir yalakları olur ve su devamlı akar.
KAYIŞDAĞI MENBA SUYU
Kayışdağı su tesisinin duvarının
önündeki ilk çeşmedir.
İÇERENKÖY MEZARLIK DUVARINDAKİ
ÇEŞME
İçerenköy Mezarlığı Tarihi Kayışdağı Suyu
Çeşmesi Bostancı’dan İçerenköy’e girerken, yol ağzında, İçerenköy Mezarlığı’nın
duvarına bitişik suyu halen akan bir çeşmedir. Yapım yılı bilinmiyor ama 100
yıllık olduğu söyleniyor.
Çeşmenin ortasında bir çiçek rozeti bulunan yuvarlak bir kemeri,
mermerden yapılmış sade bir ayna taşı bulunur
Teknesi dikdörtgen şeklindedir ve
Kayışdağı’ndan gelen suyu halen akmaktadır.
Çeşme, 1932 yılında İzzet Erensoy, 1965 yılında Mühübe Karaağaç,
2001 yılında ise İ.B.B tarafından restore edilmiştir.
MEZARLIK DUVARINDAKİ 2. ÇEŞME
İçerenköy
Mezarlığı duvarında bulunan bitkisel bezemeli çeşmenin adı Mahmud Bey Çeşmesidir.
Sağındaki kitabesinden (H.1341) 1922 yılında, (Kurtuluş Savaşı esnasında)
komutan olan Kodayoğlu Mahmud Bey tarafından yaptırıldığı anlaşılmakta. “Büyük
Karargah-ı Umumi kumandanı süvari ka’im-makamı (yarbay) Kodayoğlu Mahmud Beg
çeşme ve caddesi”. Ancak caddenin bugünkü adı Prof. Dr. Ali Nihat Tarlan
Caddesidir.
Bitkisel
motiflerle süslü olan çeşmenin üst kısmında birçok çeşmede gördüğümüz, Enbiya
Suresi’nin 30. ayetinden celi sülüs yazısıyla “Ve mine’l-mai külle şey’in hayy
– Ve herşeyi sudan canlı kılıp hayat verdik” yazmaktadır.
İÇERENKÖY ÇEŞME PARKI ÇEŞMESİ
Park içerisindedir.
1
ALTIYOL KAYIŞDAĞI
SUYU
Çeşmelerde 'H' veya 'M' harfleri dikkat çeker. 'H' harfi yapılış tarihinin
'Hicri' olduğunu, 'M' harfi ise 'Miladi' olduğunu belli eder. Bu çeşmede 'M'
harfi olduğuna göre 'Miladi' 1930 yılında yapıldığı anlaşılmalıdır. Çeşmenin
suyu Kadıköy’deki içme suyu kaynaklarından biri olan Kayışdağı’ndaki kaynaktan
getirilmiş. Altıyoldaki Dilhayat Sokakla Kırtasiyeci Sokak köşesindedir.
2
YELDEĞİRMENİ’NDEKİ KAYIŞDAĞI SUYU
Çeşme 1930 yılında yapılmış, suyu Kayışdağındaki kaynaktan getirilmiş..
O zamanlarda içme suları çeşmelere toprak künklerle ulaştırılırmış. İlk defa bu
iki Kayışdağı Çeşmesine su demir borularla getirilmiş. Daha önce toprak
künklerden gelen suyun doğal tadına alışmış olan insanlar, bu çeşmelerin suyunu
uzun süre içememişler. Halk çeşmelerden akan suda devamlı demir kokusunu
hissetmiş. Ancak bir müddet sonra suyun yeni tadına alışan semt halkı bu
çeşmelerin suyunu içmeye başlamış.
Bugün çeşmenin orijinal mermer yapısı yoktur. Onun
yerinde İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin 1986 yılında yaptırdığı yeni
görüntülü çeşme bulunmaktadır.
Artık çeşmenin suyu akmamaktadır.
3
ACIBADEM KAYIŞDAĞI SUYU
Pomak Sokaktadır. Suyu akmıyor.
4
HASANPAŞA KAYIŞDAĞI SUYU
Hasanpaşa Cami duvarına yapışık. 1930 yapımı. Suyu akmıyor.
5
KUYUBAŞI KAYIŞDAĞI SUYU
Feneryolu Mahallesi, Kuyubaşı Semti'nde Fahrettin Kerim Gökay Caddesi (Minibüs Caddesi) üzerinde, Kuyubaşı Parkı'nın içerisinde bulunmaktadır. İstanbul'un bir çok semtinde çeşmeler ve sebiller yaptıran, hayırsever Behice Yazgan tarafından (d.1886- v. 1972) TBMM'nin ilk üyelerinden, İstiklal Savaşı Kuvay-ı milliyecileri'nden olan eşi Nuh Naci Yazgan'ın (1885- 1947) hatırasına 1967 yılında yaptırılmıştır. 2010'lu yılların başına dek çeşmenin suyu akmaktaydı. Artık suyu akmamaktadır.
6
GÖZTEPE KAYIŞDAĞI SUYU
Göztepe’de Tütüncü Mehmet Efendi Caddesi’nin Fahrettin Kerim Gökay Caddesi (minibüs caddesi) ile kavuştuğu köşenin hemen yakınında 1926 yılında monte edilmiştir. Dönemin Osmanlı Tarzı çeşme mimarisinin aksine batı üslubunda demir döküm olarak yapılmıştır. Suyu akmaktadır.
7 15
SAHRAYI CEDİD KAYIŞDAĞI ÇEŞMESİ
Sahrayıcedit Camii’nin önünde görkemli ve ince bir mimariye sahipti. 19.yüzyıl sonu 20.yüzyıl başlarında yapılmış. Suyu akmaktadır.
8
TÜCCARBAŞI BÖCEKLİ
CAMİİ KAYIŞDAĞI SUYU
Sahrayıcedit Mahallesi, Tüccarbaşı
Semti'nde, Böcekli (Tüccarbaşı) Camii'nin çapraz karşısında yer almaktadır.
Göztepe ve Kozyatağı'ndaki çeşmeler gibi demir dökümdür. 1926 yılında monte
edilmiş, 2007 yılında İSKİ tarafından onarılmıştır. Suyu akmaktadır.
9
19 MAYIS MAHALLESİ
KAYIŞDAĞI SUYU
19 Mayıs Mahallesi'nde, Tüccarbaşı, Kozyatağı Semtleri
arasında Sultan Sokak üzerinde yer alır. Kadıköy Rehberlik ve Araştırma
Merkezi'nin önündeki sevimli parkın içerisindedir. Suyu akmaktadır.
10
KOZYATAĞI KAYIŞDAĞI
SUYU
Kozyatağı, Bayar Caddesi üzerindeki çeşme:
Kozyatağı Semti'nde, Bayar Caddesi üzerinde, Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları
Hastanesi'nin üst kapısının karşısında yer alır. Bir kaç basamak merdivenle
inilir. Suyu almaktadır.
11
KOZYATAĞI ŞAKACI
SOKAK KAYIŞDAĞI SUYU
Kozyatağı’nda,
Şakacı Sokak üzerindedir. Çeşme demir dökümdür. Suyu akmaktadır.
12
FİKİRTEPE 5.MURAD
KAYIŞDAĞI ÇEŞMESİ
5.
Murad Av Köşkünün bahçesidir.
İETT
Deposunun yakınındaki bahçe kapısının taştan örülmüş çerçevesi günümüze
gelebilmiştir. 1998 yılında, İBB tarafından kaybolan ahşap kapı kanatlarının
yerine duvar örülmüş ve burası çeşme haline getirilmiştir. Eski
Hasanpaşalılardan dinlediğime göre, 1950 li yıllara kadar bu bahçe kapısının
arka taraflarında güreş müsabakaları yapılırmış. İETT deposunun bulunduğu yere
de burada bulunan ulu çınarlardan dolayı Çınar Altı denilirmiş. Çınarların
altında bir kır kahvesi bulunur, alanda da orta oyunu, cambaz gösterileri
yapılırmış. Ancak çeşme başına 4.Murad Çeşmesi yazılmış. Bence 5.Murad olması
gerekmektedir
13
MEHMED SABİT-ADNİYE ABİDE AYAS KAYIŞDAĞI
ÇEŞMESİ
Göztepe Mahallesi sınırları
içerisinde, Erenköy Kız Lisesi’nin ilk binasının duvarındadır.
1935 Yılının ocak ayında, Erenköy
Kız Lisesi’nde felsefe öğretmeni olan Abdüllatif Nevzat Ayas (1889- 1966)
tarafından yaptırılmış. Ayas, minibüs caddesi altından geçen Kayışdağı Membaa
Suyu Hattı’na ayrı bir kol bağlatıp Erenköy Kız Lisesi’nin karşısında yaptırdığı
bu çeşmeye bağlatmıştır. Çeşmeyi vefat etmiş olan anne ve babası Adniye Abide ve
Mehmed Sabit Ayas’ın ruhlarını şad etmek için inşa ettirmiştir.
Cumhuriyet sonrası döneme ait küçük
bir duvar çeşmesidir. Kitabesinin üst kısmında ‘’Su hayat kaynağıdır. Suyu
seviniz.’’ Yazar.
Çoğu kimsenin farkında bile olmadığı
unutulmuş bir çeşmedir ve suyu akmamaktadır.
14
SARAÇLAR ÇEŞMESİ
Karacaahmet Mezarlığı ile ilgili araştırma yaparken Mezarlığın 14 mevkiinden birinin Saraçlar Çeşmesi Mevkii olduğunu tespit etmiştim. Tarihi Mezarlık Kızıltoprak’a kadar devam edermiş. Saraçlar Çeşmesi bölümü, İbrahimağa Camii çevresindeki alanmış.
1776 yılında Saraçlar Kâtibi Abdullah Efendi burada namazgâhlı bir çeşme yaptırmış. Çeşme ve çevre Saraçlar adıyla anılmış.
Taş ve tuğladan yapılan çeşmenin ayna taşında hem musluk hem de kitabe bulunmaktadır. Ayna taşının arkası çeşmenin haznesidir. Haznenin üzerindeki set namazgâh olarak kullanılmıştır. Çeşmenin altındaki yalağın her iki yanında hayvanların su içmesi için geniş yalaklar varmış. Yakındaki pınarlardan gelen su devamlı akmaktaymış.
Kitabesinin sözleri Şekercizade Seyyid Feyzullah Sermed’e aittir.
Habbeza nüzhet-feza-yı kıt’a-i huld-i berin
Kim nazir olmaz ana sahn-ı feza-yı
gülistan
Sahibü’l hayr itdi icra iki ma-i müstefad
Nuş eden bir kâsesin bulur hayat-ı cavidan
İstirahat itmeğe bi-tab olan züvvar içün
Doğrusu muhtac idi bir böyle tarha bu
mekân
İsteyen alsun vuzü’ kılsun namaz itsün du’a
Eylesin tahsil-i gufran-ı Hüda-yı müste’an
Sermeda tarihin işrab et ataş-ı ümmete
Suffa-i nadide “aynan fiha tecriyan”
1190 (1776)
Sonraki yıllarda namazgahın bulunduğu set üzerinde bir kır kahvesi
yapılmış.. Üsküdarlı ressam Hoca Ali Rıza çeşmenin tablosunu yapmış. Tarihçi
Süheyl Ünver bu tablodan bahsetmekte ve kendisinin de çeşmenin başındaki
kahvehanede 1915-1920 yıllarında Tıp Fakültesine giderken ders çalıştığını
ifade etmektedir. Ayrıca yine o yıllarda Çeşmenin yalağından taşan sulardan meydana
gelen doğal havuzda kazların ördeklerin yüzdüğü yazılmaktadır. Saraçlar Çeşmesi
yakınında yaşamış olan yazar Hicran Göze, Kadıköylü Yıllarım adlı kitabında
buradaki anılarından bahsetmiştir.
1956 yılında yapılan yol çalışmaları sırasında çeşme ve kır kahvesi tamamen
molozların altında kalmış, yok olmuştur.
İbrahimağa’dan Karacaahmet Türbesine doğru giden, Osmanlının Sürre Alayının
kullandığı Tören Yolu da bu çeşmeden dolayı Saraçlar Caddesi olarak anılmıştır.
Günümüzdeki adıyla Dr Eyüp Aksoy Caddesidir
Saraçlar Çeşmesi Kadıköy’ün yok olan
tarihi değerlerinden biridir.
Menbaı biraz yukarısındaymış.
İBRAHİMAĞA ÇEŞMESİ
İbrahim Ağa tarafından
17. yüzyılda yaptırılmış olup o dönemde, Haydarpaşa Çayırı'nın kenarında,
İbrahimağa Deresi'nin yanındaki cami ve hazireden oluşan bir külliyenin parçasıydı.
Koşuyolu Caddesi üzerinde, İbahim
Ağa Camii önünde konumlanan bir duvar çeşmesidir. Ön cephesinde basık
sivri kemerli bir niş yer alır ve bu kemerinkilit taşının yukarısında
rozet motifli bir kabartma bulunur. Bağdat Yolu üzerinde bir menzil çeşmesidir. Kitabesi tahrip olmuş
Kethüda’dan
sonra Kadıköy’ün en eski camileri sırasıyla Cafer Ağa, İbrahim Ağa ve Osman Ağa
camileridir. Kardeş oldukları yazılan bu üç kişi de sarayda babusaade ağalığı
yapmışlardı. Cafer Ağa Kanuni Sultan Süleyman (1520-1566), İbrahim Ağa 3. Murad
(1574-1595), Osman Ağa 1. Ahmed (1603-1617) zamanlarında babusaade ağası
olmuşlar. İstanbul Ansiklopedisinde okuduğum bir konu içinde diğer
kardeşlerinin Kızlar Ağası Gazanfer Ağa olduğu bilgisine rastlamıştım.
Bilindiği gibi Gazanfer Ağa da 1600 yılında Ayrılık Çeşmesini yaptırmıştır.
Aynı zamanlarda yaşadıklarından kardeşliklerinin doğru olduğu belli oluyor.
16
İBRAHİMAĞA
CAMİ DUVARI FATİMA HANIM ÇEŞMESİ
2001 yılında
Hacı Halil Türkkan annesi için yaptırmış
17
AYRILIK ÇEŞMESİ
Suyu akmıyor.
Bu çeşme sadece Yeldeğirmeni için değil
Kadıköy için de çok önemli bir tarihi eserdir. Zira Yeldeğirmeni’nin
günümüzdeki en eski tarihi değeridir.
Ayrılık Çeşmesi 1600’lü yılların başında
Kızlarağası GazanferAğa tarafından yaptırılmıştır.
3 yalaklı ve yanında geniş bir namazgâhı
olan bir çeşmedir. Hem Osmanlı ordusunun sefere çıkmak, hem de Hacı
kafilelerinin Kâbe’ye gitmek üzere yola çıktıkları nokta olan bu çeşme,1638
yılında IV. Murad’ın Bağdat seferine gidişinden itibaren Ayrılık Çeşmesi adını
almıştır. IV.Murad’ın takip ettiği yola da Bağdat Yolu denmiştir ki burası da şimdiki
Bağdat Caddesidir.
Osmanlının süvari birlikleri şimdiki
Acıbadem’e kadar uzanan Haydarpaşa Çayırı’nda, piyade birlikleri ise şimdiki
Halit Ağa Caddesi ve civarı olan Talimhane diye bilinen düzlükte talim yaparlarmış.
Sefere çıkılacağı zaman Padişah, Ayrılık
Çeşmesi’nde beklenirmiş. Padişah Topkapı Sarayı’ndan Üsküdar’a geçer ve
Menzilhane-Karacaahmet-Ayrılık Çeşmesi istikametini takip ederek bu çeşmenin
bulunduğu yere gelirmiş. Burada kendisini bekleyen ordunun başına geçerek
sefere çıkarmış. İşte bu istikamete ‘Osmanlının Tören Yolu’ denirmiş.
Karacaahmet Mezarlığı’nın arasından gelen bu yolun kenarlarında sarayın üst
düzey kişileri gömülü idi. Bu yol bugün de aynen yerindedir ve korunmalıdır.
Hacı kafileleri ise bu çeşmenin yanında yine Tören Yolu’nu takiben gelecek olan Süre Alayı’nı beklerler ve birlikte yola çıkarlardı. Sürre Alayı Osmanlı’nın Kâbe’ye hediyeler götüren askeri birliğinin adı idi. Sürre Alayı’nın programını ve organizasyonunu ise 1612 yılında Kadıköy’de kendi adına camii yaptıran I.Sultan Ahmet’in Babussaadeağası Osman Ağa yapardı.
Ayrılık Çeşmesi 1741 yılında Kızlarağası
Ahmet Ağa, 1921 yılında ise V.Mehmet’in torunu Dürriye Sultan tarafından
onarıldı. Bu onarımlar sonrasında çeşme üzerine aşağıdaki kitabeler yazıldı.
1741 yılında yazılan kitabe,
‘Geldi bir hayır ehli tarihin, dedi
Pak ihya eyledi Ahmet Ağa 1154’
1921 yılında yazılan kitabe,
‘Dürriye Sultanın ruh içün El Fatiha
1340’ şeklindedir.
Çeşme 1940 yılında toprağa gömülmüş,
1980 yılında ise Kadıköy Belediyesi tarafından yol kotuna çıkarılmıştır.
18
GOGO ORHAN HAYRAT
ÇEŞMESİ
Ayılıkçeşmesi Sokakta Gogo
lakaplı Orhan Ağbinin evinin tesisatına bağlı bir musluktur. Artık YOK.
19
HALİTAĞA ÇEŞMESİ
(HAYDARPAŞA)
Bugüne kadar bilinen
Halid Ağa Çeşmesi, Yeldeğirmeni’ndeki Halid Ağa Caddesinin ucunda bulunan
çeşmedir. Ancak kitaplarda Halid Ağa’nın bir çeşme daha yaptırdığı yazar. Bu
çeşme için ‘Haydarpaşa’da bir yerde’ şeklinde tarif yapılır.
rof. Semavi Eyice bana, bu çeşmenin Tıbbiye Caddesindeki Toplum Sağlık Müdürlüğünün bahçe duvarında bulunduğunu, esas kısmının toprağa gömülü olduğunu söylemişti.
Alt taraftaki demiryolu köprüsünün 2020 yılında yıkılıp yenisinin yapıldığını duyunca çeşmenin ortaya çıkması haberini beklemeye başlamıştım. Nitekim bahçe duvarının önü kazılınca çeşme ortaya çıktı.
Halid Ağa 1791 yılında 3. Selim’in Darüssaade Ağası olmuş, siyahî bir kişidir. 1798 yılında ölmüş, Eyüp’te Mihrişah Valide Sultan Türbesine gömülmüştür.
1794 yılında Haydarpaşa’da, bugünkü Toplum Sağlık Müdürlüğü duvarına denk gelen yerde bir çeşme daha yaptırmıştır. Çeşmenin suyu Seyit Ahmet Deresi civarından çıkan su ile sağlanıyormuş. Çeşmenin kitabesi ve şekli tam bilinmemektedir. Kaynaklarda, etrafı demir parmaklıklı büyük bir namazgâhı olduğu da yazmaktadır.
Çeşitli sebeplerden su yolları bozulmuş. Kaynağın yolu değiştirilmiş, künkleri Seyit Ahmet deresi yanındaki Tekkenin çeşmesine bağlanmış. Tekke çeşmesinin suyu ise yakındaki Emin Paşa Tepesinden getirilmiş.
1839 yılında harap olduğu görülen Çeşme, Sultan Abdülmecid tarafından yeniden yaptırılmış.
1914 yılında çeşmenin arkasına Darüleytam Hastanesi yapılmış. Çeşme ile Hastane arasında namazgâhın bulunduğu belli olmaktadır.
1947 yılında Yeldeğirmeni sahil yolu yapılmış, demiryolu üzerine köprü inşa edilmiş, sahil yolu Tıbbiye Caddesine bağlanmıştı.
28 Mayıs 1927 tarihli 1057 sayılı, ‘Türkiye Cumhuriyeti Dâhilinde Bulunan Bilimum Mebani-i Resmiye ve Milliye Üzerindeki Tuğra ve Medhiyelerin Kaldırılması Hakkında Kanun’ (2013 Yılında kaldırıldı) Kamu Binaları cephesindeki tuğra ve kitabelerin kaldırılmasını, müzelere konmasını öngörüyordu. Dayalı olduğu hastanenin bahçe duvarı dolayısıyla, Çeşmenin Kitabesinin o binaya ait olduğu düşünülmüş ve kırılarak sökülmüş.
Kitabede:
‘…Han Selim-i salisin
Darüssaade Ağası
Halid Ağa nam
derya-mekremet bir pak- zat
Yaptırıp bu çeşmeyi
sonra harab olmuş idi
Görüp ol şah-ı cihan
ihyaya kıldı iltifat…’
‘..3. Selim Hanın
Darüssaade Ağası
Halid Ağa namında
bilgili-cömert temiz-kişinin
Yaptırdığı bu çeşme
sonra perişan olmuş idi
Bunu gören Dünya
Padişahı (Abdülmecid) ilgi gösterdi yeniden canlandırdı…’
Bu arada çeşmenin toprağa gömüldüğü, sadece kitabe bölümünün toprak üstünde kaldığı görülmektedir.
Mermerden yapılan Çeşmeye Sultan Abdülmecid Çeşmesi de denmiştir. 3 yalaklı olup, ön ve arka cephesinde işlemeler bulunmaktadır. Yan tarafında yazıya benzer şeyler görülmektedir. Arkasında ise deposu vardır.
Kaybolmuş tarihi eserlerden biri daha ortaya çıkmıştır. Bu çeşmeyi bana defalarca anlatan Prof. Semavi Eyice’yi saygıyla ve rahmetle anıyorum.
20
HALİD AĞA ÇEŞMESİ
(YELDEĞİRMENİ)
Halid Ağa 1791 yılında III.Selim’in
Darüssaade Ağası olmuştur. Siyahî bir haremağası olan Halid Ağa 1794 yılında bu
çeşmeyi yaptırmış ve 1798 yılında ölmüştür.
Bugün Altıyol’dan Kadıköy’e inen Söğütlüçeşme Caddesi’nin sağ tarafında Halid Ağa Caddesi'nin köşesinde üçgen şeklindeki imar adasında Osmanlı’nın İtfaiye Kumandanlığı bulunmaktaydı. Ön cephesinde Osmanlı arması bulunan bu binadaki İtfaiye Kumandanlığı 1900 lü yıllarda dahi Nizamiye Birliği’ne bağlı bir askeri birlik olarak görülmektedir. Çift merdivenle çıkılan bu binada o yıllarda ‘tulumbacılar’ olarak bilinen itfaiyeciler bulunmaktaydı. İtfaiye erleri (tulumbacılar) karşı sıradaki evlerin ikinci katında yatarlar, üzerinde yangın tulumbaları olan arabalar ise alt katta bulundurulurdu.
Bu binanın ön cephesinde yani Söğütlüçeşme Caddesi tarafında giriş merdivenleri yanında Halid Ağa Çeşmesi bulunmaktaydı. Halid Ağa Çeşmesi üç yalaklı ve hazneli (depolu) bir çeşmedir.
Çeşme 1838 yılında II.Mahmut zamanında onarılmıştır. Ancak daha sonra 1868 yılında Sultan Aziz’in annesi Pertevniyal Valide Sultan tarafından ikinci defa onarılmıştır. Gerek ilk yapılışında gerekse onarımları sonrası üzerine kitabeler yazılmıştır.
Ortadaki kitabe 1794 yılında ilk yapılışında yazılmıştır:
Misal-i Kevser aktı arife tarih-i Hamemdan
‘Bu ziba çeşmeden iç zemzemi olsun hayat-ı efza
1794’
Sağdaki ikinci kitabe ilk onarımdan
sonra yazılmıştır:
Çün abu Kevser aktı ‘bir’ tarih ziver hamedan
Bu çeşmenin kıldı suyun cudi şehinşah-i zaman
1838
Soldaki üçüncü kitabe ise ikinci onarımdan
sonra yazılmıştır:
Gerek ‘bir’ taş neler
tarihin agâh cüsten etsin.
‘Suyun buldu bu çeşme
himmet ile mehd-i ulyanın 1868’
Daha sonra İtfaiye Teşkilatı motorize olduğunda bu bina İnzibat Karakolu olarak kullanılmaya başlandı. Cumhuriyet devrinde ise Söğütlüçeşme Caddesi genişletildi, Karakol Binası yıkıldı, yerine portikli (direkli) Emniyet Sandığı binası yapıldı. Halid Ağa Çeşmesi ise Söğütlüçeşme Caddesi’nden kaldırılarak Halid Ağa Caddesi içine, bu üçgen şeklindeki imar adasının arka köşesine taşındı.
Suyu K.Çamlıca tarafındaki ÜÇPINARLARDAN getirilmiştir.
21
LADİKLİ AHMED AĞA
ÇEŞMESİ
Bu çeşme III.Selim’in Çuhadarağası
Ladikli Ahmet Ağa tarafından 1793 yılında yaptırılmıştır. Çuhadar Ahmed Ağa
Çeşmesi de denir.
Lâdikli Ahmet Ağa Enderun’da yetişmiş
bir saray ileri gelenidir. Çeşmeyi yaptırdıktan 3 yıl sonra 1796 yılında
ölmüştür ve Ayrılık Çeşmesi Mezarlığı’na defnedilmiştir.
Lâdikli Ahmet Ağa Çeşmesi üzerindeki kitabede
‘servi’ kelimesi geçtiği için ‘Servili Çeşme’ olarak ta anılmaktadır. Etrafında
namazgâhı olan bir çeşmedir. Ancak günümüzde bu namazgâh alanının büyük bir
kısmı önde genişletilen yola gitmiş ve ortadan kaybolmuştur.
Çeşmenin namazgâhının üst köşesinde bugün sadece kovuğu kalmış tarihi ağacın varlığı 1800 lü yıllarda da bilinmektedir.
Lâdikli Ahmet Ağa Çeşmesinin kitabesinde şunlar yazmaktadır.
‘Geldi ‘bir’ mısra ile pertev cevherin
tarih-i sal
Servili bu çeşmenin havzı bu derya guyiya’ 1793
Çeşme Kadıköy ve Havalisi Camii Yaptırma
ve Onarım Derneği tarafından 715/93 tarihli karara göre 1996 yılında yanlş restore
edilmiştir.
2017 yılında Kadıköy Belediyesi aslına uygun restore etti.
23
BOSTANCI 2. MAHMUD
ÇEŞMESİ
II. Mahmud tarafından 1831 ya da 1832 yılında yaptırıldı. Bu sebepten kitabenin üzerinde Padişah Tuğrası vardır. 1982 yılında bölgede yapılan düzenlemeler
sırasında yeri değiştirilerek günümüzdeki konumuna taşındı. 2007 yılında
Kadıköy Belediyesi tarafından bir restorasyon çalışması gerçekleştirildi.
Çeşme, Bostancıbaşı Köprüsü'nün hemen yanı başında, Bostancıbaşı Derbendi'nin
(karakol) bulunduğu noktada inşa edilmiştir. Burası Osmanlı döneminde
İstanbul'un doğu sınırı sayılıyordu ve Anadolu'dan gelen yolcular ile kervanlar
bu noktada kontrol ediliyordu. Çeşme, bu menzil noktasında kervanların su
ihtiyacını karşılamak, hayvanları sulamak ve namazgahında namaz kılmak için abdest
almak amacıyla yapılmıştır.
Kitâbesindeki beyitte
çeşmenin Bostancı Derbend Köprüsü için özel olarak yaptırıldığı
belirtilmektedir. Kitâbeyi Şair Rif'at Efendi kaleme almıştır.
Namazgahlı bir menzil
çeşmesidir. Daha önceleri üç teknesi bulunurken günümüze tek teknesi
ulaşmıştır.
24
HEKİMOĞLU ALİ PAŞA
ÇEŞMESİ
Ali Paşa Çeşmesi 1732 ya da 1733 yılında yaptırılmıştır. Hekimoğlu Ali Paşa tarafından
yaptırılmıştır.
Tescillidir. Kadıköy’de 2. Sadrazam
Çeşmesidir. Suyunun kaynağı Merdivenköy’ün karşısındaki Sazlıdere’dedir.
25
SÜRMELİ ALİ PAŞA
ÇEŞMESİ
Sürmeli Ali Paşa Çeşmesi, Sadrazam Sürmeli Ali Paşa tarafından 1693 ya da 1694 yılında yaptırıldı. 2007'de, Kadıköy Belediyesi tarafından restore edildi.
Çarşı içinde Aya
Eufemia Rum Ortodoks Kilisesi duvarındadır.
Suyun kaynağı Üçpınarlardır.
26
MISIRLI OSMAN AĞA ÇEŞMESİ
Söğütlüçeşme Caddesi üzerinde Osman Ağa
Camii’nin karşısındadır. 1621 yılında yapılmış.
Kitabesi:
Mısırlı Osman Ağa hayra mail Hayra eğilimli, Mısırlı
Osman Ağa
Çü yaptı Hak için bu çeşme-sarı Hak ylnda bu suyu bol
çeşmeyi
Çöküp Nüş eyliyen her teşne can Yaptırdı ki önüne çömelip
içen her susuzu
Cinandan ab-ı Kevser göyüre Bari Allah cennetten suyla
kandırmış ola
27
KÜÇÜK ÇAMLICA
ÇEŞMESİ
Üsküdar sınırları içindedir. Küçük
Çamlca’da Subaşı çeşmesi 4.Mehmed zamannda 1650 de yaptırmış. Av köşkü, çeşme,
namazgah yaptırmış. Kaynağı, yakınındaki Üçpınarlar dır.
28
YOĞURTÇU ÇEŞMESİ
Çeşmenin tepedeki kitabesinde Hicri
1226 yazar. Miladi 1811-2 dir. Hacı
Halil Ağa yaptırmış.
Künyede 15 Recep 1282 yazar.
Bu da 4 aralık 1865’e denk gelir. Yani Hacı Halil Ağa 1811’de çeşmeyi
yaptırmiş. 1865’de Oğlu Osman Ağa’ya fatiha istenmiş. Osman Ağann mezar taşında: Ah Minel Mevt ile
başlayan kitabenin son mısraları ‘Yoğurtçu Çeşmesinin sahibi Hacı Halil Ağa’nın
mahdumu Osman Ağa’nın ruhiçün lillahi’l-Fatiha’ ile biter.
1991 de İBB den Kadıköy
Belediyesine geçer. Ancak 1993-1994 yıllarında yapılan ilk restorasyonu İBB yapmış
ve çeşme yeni yerine taşınmış. 2005
yılında Kadıköy Belediyesi temizlemiş.
2007 yılında Kadıköy Belediyesi tekrar restore etmiştir.
Hazneli çeşmedir. Suyunun
Kayışdağı taraflarından geldiği söylenir.
Çevre, burada yoğurtçuların
bulunması sebebiyle Yoğurtçu Çayırı ve çeşmesi adlarını almış. 1923-1925
yılında Süreyya Paşa parkı düzenlemiş. İlk yerinde yanında görünen binanın
Kızıltoprak Karakolu ile ilgisi yoktur.
29
SÖĞÜTLÜ ÇEŞME
Söğütlüçeşme adı
Kadıköy’ün bir semtinde, bir istasyonunda ve bir çeşmesinde vardır.
Konumuz olan Çeşmenin yerini tarif edersek… Altıyol’dan Söğütlüçeşme’ye doğru inen Söğütlüçeşme Caddesi’nin üzerinde Taşköprü Caddesi Köprüsü bulunmaktadır. 1980’li yıllara kadar bu köprü yoktu. Taşköprü Caddesi Söğütlüçeşme Caddesi’ne inerek Fenerbahçe Stadı’nın arkasına bağlanırdı. Çeşme, köprü ayaklarının bulunduğu alt kottaydı. Belli ki yakınındaki bir söğüt ağacından dolayı da Söğütlüçeşme adını almış.
Söğütlüçeşme, kesme küfeki taşından yapılmış. 3.10m en, 2.27m yükseklik, 1.18m kalınlığı vardır. Cephesinde 1.80m genişliğinde kaş kemerli 0.57m derinliğinde bir niş bulunur. Ayna taşının iki yanında 0.27m/0.19m/0.20m ölçüsünde kemerli tas hücreleri yer alır. Çeşmenin üzeri geriye doğru meyillidir. Sade hatları ile klasik Türk üslubuna uymaktadır. Bu sebepten 16.-17. Yüzyıllara aittir denebilir. Çeşme 1980’li yıllarda 0.70m kadar toprağa gömülmüştür. Kitabesi yoktur. Yanındaki yaşlı çınar ağaçları burada namazgâhının da olduğunu akla getirmektedir. Çeşme daha sonra yapılan, yukarıda bahsettiğim köprünün ayakları altında yok olmuştur.
Buraya kadar olan bilgiler Sayın Semavi Eyice’den alınmıştır. Ben de 1950’li yılları yaşayan bir kişi olarak hayal meyal anımsıyorum. O zamanlar etrafta çeşme çok olduğu için hayal meyal...
1900’lerin başında Çamlıca Üçpınarlar’dan gelen suyolları arızalanmıştır. Yapılan onarım sonrası 1920’li yıllarda bu su Osmanağa, Rızapaşa, ve Söğütlüçeşme çevresindeki çeşmelerden tekrar akmaya başlar. Dolayısıyla Söğütlüçeşme’den de…
Anlaşılıyor ki çeşmenin başında söğüt ağacı vardır. Önce çeşme sonra semt sonra da istasyon adını o ağaçtan almış.
Çeşmenin arka tarafı mezarlıktır. Burada 1960’lardan itibaren tamirciler vs görülür. 1980’lerde yeni istasyon inşa edilir. Günümüzde ise çevre tamamen değişmiştir.
Ben de araştırıp araştırıp yazıyorum. Doğrusu insanlar geçmişi bilsinler diye kutsal bir düşünceyle mi yoksa gördüklerimi ve yaşadıklarımı kayda alıp unutmayayım egoizmi ile mi bilemiyorum. Ama henüz bıkmadım.
30
ÇATALÇEŞME
Semt, ismini 1550
yılında yaptırılmış olan tarihi Çatalçeşme'den alır. İkinci bir kitabeden
öğrenildiğine göre Hace Nerkerap Kalfa tarafından 1766'da tamir ettirilmiştir. Çeşme
caddenin genişletilmesi için 1946 kışında sökülerek geri, şimdiki yerine
alınmıştır.Kadıköy’de Bağdat Caddesi üzerinde Suadiye’de Cavit Paşa Köşkü
önündedir. Üç yüzlü sokak çeşmesidir. Bu sebeple Çatalçeşme denmektedir.
Klasik üslupta yapılmıştır. İki kere onarım geçirdiği bilinen çeşme, mimari
form açısından asıl şeklinden çok değişmemekle birlikte, kemer taşlarından ayna
taşlarına kadar hemen hepsinde asıl parçaları değişmiştir. Koruma altındaki
çeşmenin suyu yoktu. Ancak İBB Kültür Varlıkları Projeler Müdürlüğü, 470 yıldan
fazla süredir bölgede bulunan çeşmeyi 2020 yılında restore etmiştir.
Prof. Semavi Eyice
bana bu çeşmenin yalaklarının Bizans lahitlerinden yapıldığını söylerdi. Doğru
olduğunu öğrendim. Yani Çatalçeşme imalat olarak Kadıköy’ün en eski tarihi
eseridirdir ama kullanılan malzeme olarak Bizans’a kadar gitmektedir.
31
ACIBADEM BABA
OĞUL ÇEŞMESİ
Baba-Oğul Çeşmesi,Acıbademdedir.Harem Ağası Yayfur Ağa ile manevi oğlu Besim Ağa tarafından
1844 ya da 1845 yılında yaptırıldı. 1980'lerin sonlarında, inşa edildiği
konumdan caddenin karşısına taşındı. 2007'de Kadıköy Belediyesi tarafından
çeşmede birrestorasyon gerçekleştirildi.
32
SELAMİÇEŞME
Selâmi Çeşme, Şuhî Kadın
tarafından 1800 ya da 1801 yılında yaptırıldı. 1838 ya da 1839 yılında
2.Mahmud’un talimatıyla onarıldı. Bu sebepten, üzerindeki tuğra ona aittir. Bu
özelliğiyle, Bostancı’daki 2.Mahmud Çeşmesi ve Halitağa Caddesi’ndeki Halitağa
Çeşmesi ile beraber, Kadıköy’ün, Sultan 2. Mahmud tuğrasını taşıyan üç
çeşmesinden birisidir.
Mermerden yapılan bir menzil çeşmesidir. Üç yalaklı
çeşmenin her iki yanındaki birer yalağın üstü, sonradan yapılan çalışmalar kapsamında
kapatılmıştır
Hacca
giden kafileler bu çeşmenin namazgahında kılınan toplu bir namazla uğurlanıp,
döndüklerinde yine bu çeşmenin başında karşılandıkları için çeşme ‘Selam
Çeşmesi’ diye adlandırılmış, daha sonra bu isim Selamiçeşme’ye dönüşmüştür.
1900’lü
yıllarda Mahmud Celaleddin Paşa çeşmenin arkasına ev yaptırır. Evin önüne
çeşmenin arkasına da tek odalı bir karakol yapar. Gerekli yerlerden izin de
alarak orada yıllarca görev yapar. 1956’da Bağdat Cadesi genişletilince çeşme
karşı tarafa geçirildi. Namazgahı oradaki Cami duvarına monte eddi, namazgahın
yerine de benzin istasyonu yapıldı.
33
HÜSEYİN
AĞA ÇEMESİ
Hüseyin Ağa Sarayda Kul
Kedhüdası iken 1765 yılında Yeniçeri Ağası olmuş, bu görevden ayrıldığı 1767
yılında ölmüştür. Kendisi 1766 yılında Serasker Caddesindeki çeşmeyi
yaptırmıştır. Çeşmenin Kitabesinde ‘Sahibe-ül hayrat vel-hasenat/ Yeniçeriler
Ağası Hüseyin Ağa 1766’ yazmaktadır. Tuğla ve harçla yapılmış olan bu çeşme
diğerlerinden farklı bir yapıdadır.
Uzunçayır Üç Pınarlar mevkiindeki kaynak suları önce Halid Ağa Çeşmesine, oradan aynı hat ile Osmanağa Camii yanındaki Hekim Ali Paşa ve Kadıköy Çarşısı içindeki Saint Euphemie Kilisesinin yanındaki Sürmeli Ali Paşa Çeşmelerine gelirmiş.
Su getiren künklerin hırpalanması üzerine yerine pik borular döşenmiş. Yeni durumda Küçük Çamlıca’daki iki kaynağın suları da Üç Pınarlardakine eklenmiş. O zaman eski adıyla Çarıkçı Mahallesindeki yeni adıyla Serasker Caddesindeki Hüseyin Ağa ve Hasan Rıza Paşa Çeşmelerine de aynı borulardan su verilmiş. Yani aynı sokaktaki Hüseyin Ağa ve 50 MT yukarısındaki Hasan Rıza Paşa Çeşmeleri aynı kaynaklardan aynı boru hattıyla su alan iki çeşme imiş.
34
HASAN
RIZA PAŞA ÇEŞMESİ
Serasker Caddesinin
yukarısında Hasan Rıza Paşa Çeşmesi bulunmaktadır. 1809-1877 yılları arasında
yaşamış olan Hasan Rıza Paşa Osmanlı zamanında çeşitli illerde valilik,
seraskerlik ve nazırlık yapmış. 1845 yılında yapılmış olan bu çeşmenin
mülkiyeti Vakıflar Genel Müdürlüğünde olup 2014 yılında Kadıköy Belediyesi
tarafından restore edilmiştir. Bu çeşme de uzun yıllar harap bir durumda idi.
Suyu akmaktadır.
35
HASAN
RIZA PAŞA ÇEŞMESİ (MODA RIZA PAŞA CADDESİNDE RIZA PAŞA KARAKOLU YANI)
Rıza Paşa tarafından 1852 ya da 1853 yılında yaptırılan ikinci çeşme 1986'da
Kadıköy Belediyesi, 1994-1995 yıllarında ise Mühürdar Lions Kulübü tarafından
onarılmıştırdı.
36 100
ERENKÖY CAMİİ ÇEŞMESİ
Erenköy'de bulunan cami, 1902-1903 yılları
arasında Mustafa Zihni Paşa tarafından yaptırılmıştır. Avlusunda üzeri kabartma
yıldızlarla bezeli kesik küre şeklinde bir kubbe ile örtülü bir çeşme ve
Mustafa Zihni Paşa ile ailesine ait mezarlar bulunmaktadır. Caminin yanındaki
iki katlı sübyan mektebi, günümüzde kız sanat okulu olarak kullanılmaktadır.
37
ERENKÖY İSTASYON ÇEŞMESİ
Erenköy
İstasyon Çeşmesi, İsmi bilinmeyen bir annenin, Fahir ile
Fatıma adlarındaki iki çocuğu anısına, 1921 ya da 1922 yılında yaptırılmış,
2006 yılında İSKİ tarafından bakım ve onarım çalışması gerçekleştirilmiştir. Tamamı
mermerden yapılmış olup iki musluğu vardır. İki kitabesindeki yazı
İsmail Hakkı Altunbezer tarafından yazılmıştır
Günümüz Türkçesiyle kitâbede
şunlar yazılıdır: “Genç yaşında ölen evladları Fahir ile Fâtıma’nın ruhen
ziyaret ettiği yadigar çeşme; tıpkı bir gözyaşı mezarı gibi, bir annenin
gözyaşından peyda oldu.
Kahırla dolu bu dünyanın
tecellîsi, sükût eden gam toprağından zâr zâr inleme sesidir. Ben de ölünce
ağlayan gözüm kurur, fakat gözüme benzeyen bu çeşme sulu olarak kalsın.
Ey yolcu, çeşmeden su
içerek bu bağrı yanmış annenin gamını gider, inci gibi gözyaşlarını saçıp bu
anne tarihi söyler; gözümün nurunun hayrıdır, bu sebilin pınarı çok olsun.”
İstasyonun yaklaşık 400 metre uzağına
nakledildiği söylenmektedir.
38
BAHRİYE NAZIRI HASAN HÜSNÜ PAŞA
ÇEŞMESİ
1889 da Hasanpaşa Camiini
yaptırmış. Cami, Sibyan mektebii ve çeşme birlikte imiş. Ancak çeşmenin bir
kısmı dükkan içinde kalmış. Su akmıyor.
39
FENERBAHÇE ÇEŞMESİ
1967 de iki musluklu çeşme kondu.
Üstü kapalı.
40
GALİP PAŞA ÇEŞMESİ
Galip Paşa Camii, Osmanlı padişahları Abdülaziz ve
2.Abdülhamid zamanında valilik ve nazırlık yapan Abdullah Galip Paşa tarafından,
ölümünden dört yıl önce 1898'de yaptırılmıştır. Yapımı 1899'da sona ermiştir.
İlave bölümü ise 1985 yılında Hacı Süleyman Tarman tarafından yaptırılmıştır.
Galib Paşa Camii Çeşmesi,caminin duvarındadır.
Semavi Eyice’nin 1996
tarihli bir yazısına göre "20-25 yıl kadar önce" bulunduğu noktaya
getirilmişti. Neredeydi ki acaba?
15 Kasım 2020'de, bir
otomobilin çarpması sonucu çeşme yerinden sökülerek parçalandı. İBB tarafından
onarım çalışmaları, Şubat 2022'de tamamlanarak çeşme yerine yerleştirildi.
41
MERDİVENKÖY BEKTAŞİ TEKKESİ ÇEŞMESİ
İstanbul'un
Kadıköy ilçesi Merdivenköy mahallesinde, Şahkulu Sultan Tekkesi (Dergâhı)
sınırları içerisinde yer alan tarihi bir yapıdır. 17.Yüzyıl yapısı olarak kabul
edilir. Mama Çeşmesi veya Hilmi Dedebaba Çeşmesi olarak da bilinir.
42
OSMANAĞA CAMİİ SU
TABUTU
Osmanağa Camii’nin bahçesinde
arka tarafta yerde durmaktadır. Belli ki kimse ne olduğunu bilmemektedir. Su
Tabutları yakınındaki su kuyusundan çekilen suyla doldurulan mermer depolardır.
Doldurulan su sağlıklı değilse sadece abdest almak için temizse içmek için de
kullanılırmış. Sanırım ön taraftaki 1952 yılında yapılmış muslukların
üzerindeki kitabe Su Tabutu içindir. Araştırılmalı ve korunmalıdır.
43
OSMAN AĞA ÇEŞMESİ UZUNÇAYIR
Babüsaade Ağası Osman
Ağa tarafından 1796 ya da 1797 yılında yaptırıldı. 2007'de, Kadıköy
Belediyesi tarafından restore edildi.
Tek yüzlü bir çayır
çeşmesi olup küfeki taşından yapılmıştır.
44
BAŞKALFA HACI ÖMER
EFENDİ ÇEŞMESİ
Kızıltoprak Zühtü Paşa
Camiinden Kadıköy’e giderken ulu çınarın altndadır. Namazgahlı Çeşmenin sahibi 1.Abdülhamid devrinde
Başkalfa Hacı Ömer efendidir. 1772 yılında 3 yalaklı tek sütunlu çeşmeyi yaptırmış. Ancak 1929 yılında çeşme yıkılır. Yokolur.
45
EMİNE HANIM ÇEŞMESİ
Merdivenköy’dedir. Bu çeşmenin olup olmadığı
belli olmayan Kitabesinde 1856 tarihi vardır. Tescillidir.
SON SÖZ:
2000’li yıllardı. Bostancı Sahilinde dolaşıyordum.
Temiz yüzlü iki çocuk benden para istedi. Şaşırdım. Dilenci halleri yoktu. Ne
yapacaksınız? Diye sordum. Sahilde top oynamışlar. Susamışlar. Ceplerinde su
alacak paraları yokmuş. Verdim tabii. Ama çok üzüldüm. Bizler top oynadıktan
sonra sokak çeşmelerinde başımızı yüzümüzü yıkar, kana kana su içerdik onların
yaşında iken. Hava gibi su da yaşamsal ihtiyacımız ve hakkımızdır halbuki.
Su önemli bir konudur bu sebeple…
https://atilganblog.blogspot.com/2026/06/cesmeler-kadikoyun-cesmeleri-ve-sulari.html