Köşe Yazısı
DEPREM KONUSU
2000-2010 arasında bir dönem Mimarlar
Odası ve TMMOB Afet Komitesi başkanlığı yaptım. 17 Ağustos 1999 depreminin
ertesi günü Gölcük’te bilirkişilik yaptım. 12 Kasım 1999 Düzce Depremi sonrası sahadaydım.
Ayrıca Kandilli Rasathanesinde çalışmalara katılarak Deprem Uzmanı sıfatı
aldım. Çok sayıda Depreme Karşı Yapısal Bilinç (dkyb) konferansı verdim, panelde
konuştum, Tv’lerde açıklama yaptım. Yani ‘laf ola beri gele’ konuşanlardan
değilim.
Binaların yapıldıktan sonrası
çok önemli… Bir de Kentsel Dönüşüm var ki o ayrı yazı konusu. Ama ilk konu
kimsenin fark etmediği, bilmediği, ilgilenmediği hayati konulardır. Özellikle
yetkililerin bu yazıyı okumasını öneriririm.
Binaların bitimi sonrası…
İnşaat süreci dört dörtlük
devam ediyor, her çeşit kontrol
yapılıyor ve bina bitiyor. İskan alınıp insanlar yerleşmeye başlıyor.
Sonra?...
Görünenler var ki bunlar olağan hatta hak sayılıyor. Kat çıkmak, balkon kapamak vs gibi.
Ben görünmeyenlere değinmek
istiyorum. Onları fotoğraflıyamıyoruz…
Tam bir ‘Saldım Çayıra Mevlam
Kayıra’ durumu. Her taşınan gerek taşınmadan önce gerekse taşındıktan sonra
kendi dairesi içinde dekorasyon adı altında keyfinin istediği tadilatı yapıyor.
Taşıyıcı olmayan duvarlar yıkıldığı gibi binanın taşıyıcı sisteminin parçaları
olan kolon-kirişlere de zarar veriliyor.
2000 başlarında gördüğüm
örnekleri yazayım.
Örneğin duvar kalınlığının
üzerindeki dişler traşlanıyor. Bu arada demirlere zarar veriliyor. Etriyeler
kesiliyor. Etriye dikine demirleri bir arada tutar. Dolayısıyla hepsinin
birlikte çalışmasını yani kolonun bütünüyle görev yapmasını sağlar. Kesildiğinde
kolon görev yapamaz oluyor. Daha ileri gideyim… Bazı yerlerde kolon ve kirişler
ayrı ayrı bazen de birlikte kesiliyor. Binanın taşıyıcı sistemi bütünüyle
çalıştığı için hemen çökmeyebilir. Ama en küçük sarsıntıda yıkılır.
Taşıyıcı olmayan bölme
duvarları ise binanın depreme karşı direnmesini sağlar. Yatay salınıma direnç
göstererek taşıyıcı kolon-kirişe yardımcı olur. Yani esas taşıyıcı elemanlar
olan kolon ve kirişlere kesinlikle dokunulmamalıdır. Bölme duvarları ise bir
bilenin görüşü alınarak yıkılmalıdır veya yıkılmamalıdır.
Önerimi yazmak istiyorum.
İskanı alınıp bitirilen bir
binanın teknik sorumlusu olmalıdır. Mimar, inşaat mühendisi veya Yapı Denetim
Kuruluşu olabilir. Zaman içinde sorumlular değişebilir ancak sorumluluk bina
var oldukça devam etmelidir. Bu kişiye bina teknik sorumlusu veya başka bir
sıfat verilebilir. O bina içinde yapılacak her tadilat Bina Teknik Sorumlusunun
onayı ile olmalıdır. Her değişiklik hem o kişide hem belediyede hem de Çevre
Şehircilik İl Müdürlüğünde kayda geçmeli, dosyalanmalıdır. İzinsiz yapılan
tadilatların cezası can yakmalıdır. Binaların bittiği günkü gibi kalması ancak
bu şekilde sağlanır. Aksi takdirde yakın gelecekte bugün dört dörtlük yapılıp
bitirilmiş binaların bazıları tekrar yıkılıp yapılma durumunda olacaktır.
Günümüzde bazı binaların durup
dururken çöktüğü haberlerini duyuyoruz. Ben böyle bir şeyin çok zor olabieceğini
hatta olamayacağını iddia ederim. Yıkılmadan önce bina incelense mutlaka yukarıda
yazdığım tipte hırpalanmalar bulunurdu.
Eski binaların sağlamlığını
savunmuyorum. Çünkü onların hepsi 1975 yönetmeliğine göre yapılmıştır. O
yönetmelikte İstanbul ve çevresi 2. Derece Deprem bölgesidir. 1998 yılındaki
Yönetmelik ise İstanbul ve Çevresini 1.Derece Deprem Bölgesi ilan etmiştir.
Ayrıca gerek malzeme gerekse yapı yapılması çok değişmiştir. Esas konuyu
dağıtmamak için buralara girmek istemiyorum. Başka bir yazıda değinirim.
Bir de Yanık Beton ve Döküm
Demir konusu var ama günümüzdeki Yapı Denetim sistemi içinde bunların olması
mümkün görünmüyor.
Tekrar ediyorum. Bitmiş bir
binanın kesinlikle teknik sorumlusu olmalıdır. Tamirat da tadilat da sorumlu
teknik elemanın izniyle yapılmalıdır. Aksi takdirde yakın gelecekte yeni
yapılmış binaları da yeniden yapmak zorunda kalacağız. Yeni güvenli binaların
güvenliliğinden emin olmalıyız.
Üstelik bu kadar zengin
değiliz.
ARİF ATILGAN 2026 AĞUSTOS
Not: Bu yazıyı İstanbul’da yaşadığım
binadaki bir dairede yapılan tadilat dolayısıyla yazdım. Kamyonla moloz çıktı.
Belki sorun yoktur ama huzursuzum.
https://arifatilgan.wixsite.com/arifatilgan/single-post/deprem-konusu