14 Temmuz 2026 Salı

 İskeler

MALTEPE İSKELESİ

Maltepe, 53 km2 alanı olan 525044 nüfuslu, 18 mahalleli  bir İstanbul ilçesidir. Define bulunan tepelerinden dolayı bu isim verilmiş.

Maltepe İskelesi

Bölge, zaman zaman Küçükyalı’daki Bizans’ın yazlık sarayı Bryas adıyla anılmış. 1329 yılında 3. Andronikos ile Orhangazi’nin meydan savaşı yaptığı Pelakanon’un, Cevizliden Eskihisar’a kadar uzanan alanın adı olduğu düşünülür. Başıbüyük Köyü Maltepe’den daha eski bir yerleşimdir.

Feyzullah Efendi 1728-1729 yıllarında Maltepe sahiline Kayışdağı’ndan künklerle su getirmiş ve adının verildiği çeşmeyi yaptırmıştır. Ayrıca adını taşıyan cami ve hamam da ona aittir. Kendisi  1750’li yıllarda Rumeli Kazaskerliği ve iki defa Şeyhülislamlık yapmıştır.  Maltepe’nin, Feyzullah Efendinin çiftliği olarak kurulduğu belli olmaktadır. 

Feyzullah Efendi Çeşmesi (Önde) ve Camii.

1872 yılında demir yolu gelmiş, istasyon çevresinde yerleşim oluşmuş, 1900 öncesi Maltepe’ye denizden de ulaşım sağlanmıştır. Bu suretle tarım ürünleri Adalara sevkedilmiş, oralarda satışa sunulabilmiştir.

1901 yılından itibaren Süreyya İlmen’in izleri görülür. Süreyya Bey Başıbüyük’te askeriyeye inşa ettirdiği okulun ve caminin projelerini Mimar Alexandre Vallaury’ye hazırlatır.

Süreyya İlmen’in Yaptırdığı Cami

1908’de Maltepe’yi içine alan Kartal, İstanbul iline bağlı ilçe olur. 1919 tarihli bir plandan anlaşıldığına göre, bu tarihlerde İstasyonla Dragos Tepesi arasında Maltepe Milli Müdafaa İskelesi adlı demiryolu iskelesi yapılmıştır.

1924 yılındaki Mübadele ile Yunanistan’dan gelen Türk vatandaşlar buradaki ilk yerleşik düzeni oluşturmuşlar.

1928 yılında Maltepe Belediyesi kurulmuş. Feyzullah Camii yanmış.

1946 yılında Süreyya Plajı açılır. Süreyya Paşa 1951 yılında Başıbüyükteki arazisinin 1800 dönümünü SSK’ya hibe eder, 1952’de burada açılan Göğüs Hastalıkları Hastanesine onun adı verilir.

1959 yılında Semavi Eyice tarafından Bryas Sarayındaki tarihi kalıntılara dikkat çekilir.

1960 yılında Küçükyalı Belediyesi ayrılır.

1980’de Maltepe  ve Küçükyalı Belediyeleri iptal edilir. Maltepe, İBB’ye bağlı Şube Müdürlüğü  yapılır.

1985’te Maltepe, Kartal Belediyesi’ne bağlı müdürlük olur.

1992’de Maltepe tekrar İlçe ve müstakil belediye  yapılır.

Daver Baba Tekkesi (1350-1375), 1729’da yapılıp 1928’de yanan 1964’te biraz daha ileride aynı adla yeniden inşa edilen Feyzullah Efendi Cami, Feyzullah Efendi Çeşmesi, Feyzullah Hamamı, Süreyya Paşa Plajı (1946), Beşçeşmeler hemen akla gelen eski eserlerdir.

Maltepe’de iki iskele bulunur...

1 NO: Denizcilik İşletmesi İskelesi. 2 NO: DDY Milli Müdafaa İskelesi.

1-Denizcilik İşletmesinin İskelesi...

1888-1895 tarihli bir haritada Maltepe İskelesi görünmektedir,

1928 öncesi Seyr-i Sefâin İdâresi Sefer Hututu [Hatları] gösteren haritada da Maltepe İskelesi görünüyor,

1990 sonrasında Maltepe Sahili doldurulur. İskele dolgu alanı rıhtımına taşınır.

1 Kasım 2022 tarihinden itibaren doldurulmuş alanda yeni iskele yapılır ve çalışmaya başlar.

2-DDY Milli Müdafaa İskelesi…

1919 yılında faaliyete başlamış

1949 yılında patlayıcı ve yanıcı maddelerin Haydarpaşa Limanına getirilmesi yasaklanımş. Bu tarihten itibaren Sirkeci’den Maltepe’ye getirilmeye başlanmıştır.

1958 yılında güvenli vagon taşıması Maltepe’deki iskeleye ihtiyacı azaltmış.

1970’lerin sonlarında bu iskele hiç kullanılmaz olmuştur.

2006 yılında çevredeki diğer parsellerle birlikte çevrede Kentsel dönüşüm projesi hazırlama kararı alınır. Belediye Başkanı Fikri Köse’dir.

2009 yılında Belediye Başkanı olan Mustafa Zengin ‘Maltepe’deki Dönüşüm Projelerinin halka rağmen gerçekleştirlemeyeceği’ fikrini savunmuş ve seçim kazanmıştır. Dolayısıyla proje durdurulur.

Deniz Doldurulduktan Sonraki İskele (Şehir Hatları ve İDO). Eskisi Karada Kalmış.

Bryas Sarayı ve Akduman Pınarından bahsedeyim...

Bryas kalıntılarına baktığımızda ortada bir sarnıç olduğu belli olmaktadır. Çevresindeki saray kalıntıları büyük oranda yok olmuştur. Buralara binalar yapılmış. 1950 öncesindeki Maltepe köy gibidir. O yıllarda Bryas kalıntılarındaki kemerli girişler  Mağara olarak görülmüş. Mekanların arka tarafını kapatan çobanlar koyunlarını sokarak mandra-ahır gibi kullanmışlar. Buralardan Başıbüyük’e kadar tüneller varmış. Keçi-koyun kaçtığında Başıbüyük’ten çıkarmış. Bilindiği gibi orada da Süreyya İlmen’in bulduğu bir ayazmalı manastır kalıntısı bulunmaktadır. Benim tahminim Başıbüyük’teki ayazmada çıkan su tünellerle buradaki sarnıça aktarılmış.

Bryas Kalıntılarından Kalan.

Akduman Pınarı ise Bryas’ın aşağısındaki Bağdat Caddesindedir. Bizans kalıntısı bir lahitin yalak olarak kullanıldığı, namazgâhlı bir çeşmedir. Yüksek olmayan dairesel bir duvarın çevrelediği alan içinde bulunan, yanında iki büyük çınar ağacı olan bu çeşmeden bugün hiçbir iz yoktur. Eski Altıntepelilerden öğrendiğime göre Çeşme, Bağdat Caddesinin kara tarafında Adnan Kahveci Parkı ile Elginkan İkokulu arasında, Başıbüyük Köyü ileri gelenlerinden Abdi Ağanın Bahçesindeymiş. Çobanlar ineklerini, koyunlarını bu çeşmenin yalağında sularlarmış. Belli ki çeşmenin suyu biraz yukarısındaki Bryas Sarnıcından gelmektedir. Sonraki yıllarda burada yapılan apartmanın alt katında uzun süre benzinci vardı.İnsanlara geçmişin anımsatılması için buradaki otobüs durağının adının Akduman Pınarı konması iyi olurdu.

Akduman Pınarı Soldan İkinci Binanın Yerindeymiş.

Başıbüyük’teki Süreyya Paşa Okulu’nun ve Süreyya Paşa Camii’nin mimarı Vallaury, Haydarpaşa’daki Tıbbiye ve Numune Hastanesi binalarının iki İtalyan mimarından biridir. Diğeri Raimondo D’arancodur. İkisi de o zamanın ünlü mimarlarıdır ve başka önemli eserleri de vardır. Demek istediğim bu iki bina korunmalıydı. Maalesef Okul artık yok. Cami de kaderine bırakılmış... Daha da garibi yeni okulun internet  sayfasında önceki okuldan bahsedilmiyor bile. Daver Baba Tekkesinden kalan sadece kırık mezar taşı idi. Belki bugün o da yok... Süreyyapaşa Plajındaki Bakireler Anıtınn Venüs Heykeli de kayıp… Altıntepe’de yerinden kaldırılan Nokta Taşının, Beşçeşmeler Meydanındaki Beşçeşmelerin hikayesi bilinmiyor...

Bakireler Anıtı. Solda Denizin Ortasındayken, Sağda Deniz Doldurulduktan sonra.

1970’lere kadar Maltepe sayfiye yeriydi. Anadolu yakasının iki güzel sineması vardı. Biri Kızıltoprak Kent diğeri Küçükyalı 63. Bugün ikisi de yok. Burada binalar da yaptım projeler de çizdim. İçlerinde cami(ler) de var. Onları ayrıca yazacağım birgün.

Babamın amca çocukları Ahmet ve Sadık (Karabacak) ağbilerden dinlemiştim. 1940’ların sonu veya 1950’lerin başı… Altıntepe köydür o zamanlar. Maltepe de taşra kasabası. Bir kış günü Maltepe’ye gitmektedirler. Henüz otobüs, minibüs gibi vasıtalar yok. At-eşek varsa ne ala. Aksi takdirde yayan gidilmektedir her yana. Kar yağmış. Her taraf bembeyazdır. Yolu yarılamışlardır neredeyse. Yani şimdiki belediyenin oralardadırlar. Birden önlerine kurt çıkar. Korkutup kaçırırlar ama onlar da korkmuştur. Geriye dönerler. Kış mevsiminde İskele civarında bile kurtların görünmesi olağanmış o zamanlar.   

Bu araştırma sonunda benim için hoş bir bilgi ediniyorum. Yalova gibi Maltepe’nin de ilk yerleşik düzeni 1924 yılında Selanik’ten gelen mübadiller ile oluşmuş. Aile  büyüklerim Selanik-Drama’dan gelmiş. Dedem ve ailesi Yalova’ya, onun kardeşi ve ailesi Maltepe’ye yerleşmişler… Başka bir hoş tesadüfse… Ben ilk inşaatımı 1975 yılında Maltepe’de, son inşaatımı 2015 yılında Yalova’da yapmışım.   

Diyorum ya… İskele deyip geçmeyin. Çevresi vardır. Çevresinin öyküleri vardır…

ARİF ATILGAN 2026 TEMMUZ

Mübadil: Karşılıklı yer değiştirilen.

Mübadele: 1923 Lozan Anlaşması gereği 1924’te Türkiye ve Yunanistan arasında Nüfus Mübadelesi Anlaşması gereği yapılan vatandaşlar takası.

https://atilganblog.blogspot.com/2026/07/maltepe-iskelesi-maltepe-53-km2-alan.html

 

https://arifatilgan.wixsite.com/arifatilgan/single-post/maltepe-i%CC%87skelesi%CC%87