İskeler
MALTEPE İSKELESİ
Maltepe, 53 km2 alanı olan 525044 nüfuslu, 18 mahalleli bir İstanbul ilçesidir. Define bulunan
tepelerinden dolayı bu isim verilmiş.
Bölge, zaman zaman Küçükyalı’daki Bizans’ın yazlık sarayı Bryas adıyla
anılmış. 1329 yılında 3. Andronikos ile Orhangazi’nin meydan savaşı yaptığı
Pelakanon’un, Cevizliden Eskihisar’a kadar uzanan alanın adı olduğu düşünülür. Başıbüyük
Köyü Maltepe’den daha eski bir yerleşimdir.
Feyzullah Efendi 1728-1729 yıllarında Maltepe sahiline Kayışdağı’ndan
künklerle su getirmiş ve adının verildiği çeşmeyi yaptırmıştır. Ayrıca adını
taşıyan cami ve hamam da ona aittir. Kendisi
1750’li yıllarda Rumeli Kazaskerliği ve iki defa Şeyhülislamlık
yapmıştır. Maltepe’nin, Feyzullah
Efendinin çiftliği olarak kurulduğu belli olmaktadır.
1872 yılında demir yolu gelmiş, istasyon çevresinde yerleşim oluşmuş, 1900
öncesi Maltepe’ye denizden de ulaşım sağlanmıştır. Bu suretle tarım ürünleri
Adalara sevkedilmiş, oralarda satışa sunulabilmiştir.
1901 yılından itibaren Süreyya İlmen’in izleri görülür. Süreyya Bey
Başıbüyük’te askeriyeye inşa ettirdiği okulun ve caminin projelerini Mimar
Alexandre Vallaury’ye hazırlatır.
1908’de Maltepe’yi içine alan Kartal, İstanbul iline bağlı ilçe olur. 1919
tarihli bir plandan anlaşıldığına göre, bu tarihlerde İstasyonla Dragos
Tepesi arasında Maltepe Milli Müdafaa İskelesi adlı demiryolu iskelesi
yapılmıştır.
1924 yılındaki Mübadele ile Yunanistan’dan gelen Türk vatandaşlar buradaki
ilk yerleşik düzeni oluşturmuşlar.
1928 yılında Maltepe Belediyesi kurulmuş. Feyzullah Camii yanmış.
1946 yılında Süreyya Plajı açılır. Süreyya Paşa 1951 yılında Başıbüyükteki
arazisinin 1800 dönümünü SSK’ya hibe eder, 1952’de burada açılan Göğüs
Hastalıkları Hastanesine onun adı verilir.
1959 yılında Semavi Eyice tarafından Bryas Sarayındaki tarihi kalıntılara
dikkat çekilir.
1960 yılında Küçükyalı Belediyesi ayrılır.
1980’de Maltepe ve Küçükyalı
Belediyeleri iptal edilir. Maltepe, İBB’ye bağlı Şube Müdürlüğü yapılır.
1985’te Maltepe, Kartal Belediyesi’ne bağlı müdürlük olur.
1992’de Maltepe tekrar İlçe ve müstakil belediye yapılır.
Daver Baba Tekkesi (1350-1375), 1729’da yapılıp 1928’de yanan 1964’te biraz
daha ileride aynı adla yeniden inşa edilen Feyzullah Efendi Cami, Feyzullah
Efendi Çeşmesi, Feyzullah Hamamı, Süreyya Paşa Plajı (1946), Beşçeşmeler hemen akla
gelen eski eserlerdir.
Maltepe’de iki iskele bulunur...
1-Denizcilik İşletmesinin İskelesi...
1888-1895 tarihli bir haritada Maltepe İskelesi görünmektedir,
1928 öncesi Seyr-i Sefâin İdâresi Sefer Hututu [Hatları] gösteren haritada da
Maltepe İskelesi görünüyor,
1990 sonrasında Maltepe Sahili doldurulur. İskele dolgu alanı rıhtımına
taşınır.
1 Kasım 2022 tarihinden itibaren doldurulmuş alanda yeni iskele yapılır ve
çalışmaya başlar.
2-DDY Milli Müdafaa İskelesi…
1919 yılında faaliyete başlamış
1949 yılında patlayıcı ve yanıcı maddelerin Haydarpaşa Limanına getirilmesi
yasaklanımş. Bu tarihten itibaren Sirkeci’den Maltepe’ye getirilmeye
başlanmıştır.
1958 yılında güvenli vagon taşıması Maltepe’deki iskeleye ihtiyacı
azaltmış.
1970’lerin sonlarında bu iskele hiç kullanılmaz olmuştur.
2006 yılında çevredeki diğer parsellerle birlikte çevrede Kentsel dönüşüm
projesi hazırlama kararı alınır. Belediye Başkanı Fikri Köse’dir.
2009 yılında Belediye Başkanı olan Mustafa Zengin ‘Maltepe’deki Dönüşüm
Projelerinin halka rağmen gerçekleştirlemeyeceği’ fikrini savunmuş ve seçim
kazanmıştır. Dolayısıyla proje durdurulur.
Bryas Sarayı ve Akduman Pınarından bahsedeyim...
Bryas kalıntılarına baktığımızda ortada bir sarnıç olduğu belli olmaktadır.
Çevresindeki saray kalıntıları büyük oranda yok olmuştur. Buralara binalar
yapılmış. 1950 öncesindeki Maltepe köy gibidir. O yıllarda Bryas kalıntılarındaki
kemerli girişler Mağara olarak görülmüş.
Mekanların arka tarafını kapatan çobanlar koyunlarını sokarak mandra-ahır gibi
kullanmışlar. Buralardan Başıbüyük’e kadar tüneller varmış. Keçi-koyun
kaçtığında Başıbüyük’ten çıkarmış. Bilindiği gibi orada da Süreyya İlmen’in
bulduğu bir ayazmalı manastır kalıntısı bulunmaktadır. Benim tahminim
Başıbüyük’teki ayazmada çıkan su tünellerle buradaki sarnıça aktarılmış.
Akduman Pınarı ise Bryas’ın aşağısındaki Bağdat Caddesindedir. Bizans
kalıntısı bir lahitin yalak olarak kullanıldığı, namazgâhlı bir çeşmedir.
Yüksek olmayan dairesel bir duvarın çevrelediği alan içinde bulunan, yanında
iki büyük çınar ağacı olan bu çeşmeden bugün hiçbir iz yoktur. Eski
Altıntepelilerden öğrendiğime göre Çeşme, Bağdat Caddesinin kara tarafında
Adnan Kahveci Parkı ile Elginkan İkokulu arasında, Başıbüyük Köyü ileri
gelenlerinden Abdi Ağanın Bahçesindeymiş. Çobanlar ineklerini, koyunlarını bu
çeşmenin yalağında sularlarmış. Belli ki çeşmenin suyu biraz yukarısındaki Bryas Sarnıcından
gelmektedir. Sonraki
yıllarda burada yapılan apartmanın alt katında uzun süre benzinci vardı.İnsanlara
geçmişin anımsatılması için buradaki otobüs durağının adının Akduman Pınarı
konması iyi olurdu.
Başıbüyük’teki Süreyya Paşa Okulu’nun ve Süreyya Paşa Camii’nin mimarı Vallaury, Haydarpaşa’daki Tıbbiye ve Numune Hastanesi binalarının iki İtalyan mimarından biridir. Diğeri Raimondo D’arancodur. İkisi de o zamanın ünlü mimarlarıdır ve başka önemli eserleri de vardır. Demek istediğim bu iki bina korunmalıydı. Maalesef Okul artık yok. Cami de kaderine bırakılmış... Daha da garibi yeni okulun internet sayfasında önceki okuldan bahsedilmiyor bile. Daver Baba Tekkesinden kalan sadece kırık mezar taşı idi. Belki bugün o da yok... Süreyyapaşa Plajındaki Bakireler Anıtınn Venüs Heykeli de kayıp… Altıntepe’de yerinden kaldırılan Nokta Taşının, Beşçeşmeler Meydanındaki Beşçeşmelerin hikayesi bilinmiyor...
1970’lere kadar Maltepe sayfiye yeriydi. Anadolu yakasının iki güzel
sineması vardı. Biri Kızıltoprak Kent diğeri Küçükyalı 63. Bugün ikisi de yok. Burada
binalar da yaptım projeler de çizdim. İçlerinde cami(ler) de var. Onları ayrıca
yazacağım birgün.
Babamın amca çocukları Ahmet ve Sadık (Karabacak) ağbilerden dinlemiştim.
1940’ların sonu veya 1950’lerin başı… Altıntepe köydür o zamanlar. Maltepe de
taşra kasabası. Bir kış günü Maltepe’ye gitmektedirler. Henüz otobüs, minibüs
gibi vasıtalar yok. At-eşek varsa ne ala. Aksi takdirde yayan gidilmektedir her
yana. Kar yağmış. Her taraf bembeyazdır. Yolu yarılamışlardır neredeyse. Yani
şimdiki belediyenin oralardadırlar. Birden önlerine kurt çıkar. Korkutup
kaçırırlar ama onlar da korkmuştur. Geriye dönerler. Kış mevsiminde İskele
civarında bile kurtların görünmesi olağanmış o zamanlar.
Bu araştırma sonunda benim için hoş bir bilgi ediniyorum. Yalova gibi
Maltepe’nin de ilk yerleşik düzeni 1924 yılında Selanik’ten gelen mübadiller
ile oluşmuş. Aile büyüklerim
Selanik-Drama’dan gelmiş. Dedem ve ailesi Yalova’ya, onun kardeşi ve ailesi
Maltepe’ye yerleşmişler… Başka bir hoş tesadüfse… Ben ilk inşaatımı 1975
yılında Maltepe’de, son inşaatımı 2015 yılında Yalova’da yapmışım.
Diyorum ya… İskele deyip geçmeyin. Çevresi vardır. Çevresinin öyküleri
vardır…
ARİF ATILGAN 2026 TEMMUZ
Mübadil: Karşılıklı yer değiştirilen.
Mübadele: 1923 Lozan Anlaşması gereği 1924’te Türkiye ve Yunanistan
arasında Nüfus Mübadelesi Anlaşması gereği yapılan vatandaşlar takası.
https://atilganblog.blogspot.com/2026/07/maltepe-iskelesi-maltepe-53-km2-alan.html
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder