Köşe Yazısı
BELEDİYELER
Daha önce muhtarlık ile ilgili
yazmıştım. https://arifatilgan.wixsite.com/arifatilgan/single-post/muhtarlik
Bu yazıdan sonra mahallemdeki muhtarlığa
bırakılan trafik cezaları 2 yıl bana bildirilmediği için faiziyle dünya kadar para
ödedim. Telefona çıkmayan Muhtara gittiğimde telefonun sesinin kısıldığını ve
kendisinin orada hiç bulunmadığını gördüm. Muhtarlıkta ücretini belediyenin ödediği
kişi bulunuyordu. Yazı tıklayıp okunursa ne kadar haklı olduğum anlaşılacaktır.
Gelelim belediyelere…
Başka başka Belediye
bölgelerinden gözüme ilişen yanlış uygulamaları yazacağım. Belediye isimlerini vermeyeceğim. Amacım
sorunları ortaya koymak. Varsa çözüm önermek. Yoksa...
Altta her üç nokta arasında
bir konu bulunmaktadır.
Tescilli tarihi eser bir
sinema restore edilmeden başka amaçla kullanılıyor. Hem de belediye tarafından.…
Tarihi bölgeler ticarileştiriliyor… Apartmanda rastgele cepheye klima asılıyor.
Şikayet edince belediye yetkilisi ‘mahkemeye gidin’ diyor. Deniz kıyısı bir
binada alt kata açılan dondurmacı öyle bir tabela kullanıyor ki üst katta
oturan değil denizi, sokağı bile göremiyor… Balkonlar kapatılıyor… Çatılar
kapatılıp daire içine katılıyor… Bahçe katındakiler bahçeyi konut içine alıyor…
Çöp konteynırının yanına bırakılan eşyalar alınmıyor. ‘Görevimiz değil’ deniyor…
Üst katlarda oturanlar pencere denizliğine saksı koyuyor. ‘Rüzgarda aşağıda
yürüyen birinin başına düşer’ diye belediyeye gittiğinizde ‘Mahkemeye gidin’
deniyor… Parklardaki yeşil alanlar betonlanıp Etkinlik Alanı yapılıyor. Daha
sonra kapalı hale de sokulacaklar
belliki… Bitişik nizam yerlerde komşudan gelen su veya kanal sızıntısına
belediye karışmıyor. ‘Mahkemeye gidin’ diyor… Şehrin en güzel yerindeki ev,
içinde dansöz oynatılan bir mekan-restoran-kafe haline getiriliyor. Üstelik
bina tanınmayacak şekilde değişime tabi tutularak. Tescilli tarihi eser
yapılması gerekirken… Aslnda etrafına birkaç masa-sandalye konması gereken
deniz kıyısı büfeler onlarca masalı çay bahçesi yapılıyor… Tescili tarihi eser cami yıkılıp yerine yenisi
yapılıyor. Eskisinin fotoğrafı bile
bulunamıyor, yeni yapılanı tarihi eser sanıyor insanlar… Ülkenin en bilindik
çevrecisinin heykelinin yanına GSM anten direği dikiliyor…
Tekrar ediyorum. Yazdıklarım
çeşitli illerdeki çeşitli belediyelerde gördüğüm yanlış uygulamalardır. Bunları
kolaylıkla çoğaltabilirim. Okurlar da
eklemeler yapabilir. Konuyu irdeleyelim
istiyorum.
Öncelikle Belediyenin esas görevleri
nelerdir? Yol-Ulaşım, Su-Kanal, Temizlik-Çöp, İmar–İnşaat, İtfaiye, Cenaze
İşleridir. Bu görevler yerine
getirildikten sonra diğerleriyle uğraşılmalıdır. Lütfen dikkat edin.
Sıraladığım görevler orada yaşayan insanların önce hayatiyeti sonra konforu ile
ilgilidir.
Eskiden tüm bu görevleri
belediyeler yerine getirirdi. Günümüzde mahkemeye gitmenizi söylüyorlar. Avukat
Parası, Mahkeme Parası ve 1-2 yıl zaman… Bunu göze alamayan insanlar
apartmandaki sorunluyla uğraşmaktan ya vazgeçiyor ya da kavga ediyor. Her iki
durumun da sonuçları kötü…
Günümüzdeki belediyeler bu konularla niye ilgilenmiyorlar? Çünkü insanlarla kötü olmak istemiyorlar. Oy meselesi sanırım… Onun yerine gezi, kurs, konser, yardım, etkinlik vs gibi sosyal faaliyetlerle ilgileniyorlar. Ama bunlarda da bazen devamlılık olamıyor. Örneğin muhtaçların evine hergün yemek götürülürken bu hizmet aniden kesilebiliyor…
İlgilenmedikleri konular
içinde binaların depreme karşı güvenli olması ve bu durumun muhafazası da var… Ayrıca işleyeceğim...
Yazının başında Muhtarlar ile
ilgili yazımın linkini koydum. O yazının sonunda muhtarlığın gereksizliği ortaya çıkıyor. Bu
yazıda yazdıklarım ise esas işlerini yapmaktan kaçınan belediyelerin de gereksizliği
maalesef.
Kurumlar insanların yaşamına
dokunmalıdır. Dokunmadıkça unutulurlar. Unutuldukça ‘olmasa da olur’ düşüncesini
oluştururlar. Sonunda yok olurlar.
Dikkat!...
ARİF ATILGAN 2026 TEMMUZ
https://arifatilgan.wixsite.com/arifatilgan/single-post/beledi-yeler
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder