31 Temmuz 2018 Salı


YELDEĞİRMENİ’NDE YAŞAMIŞ ÜNLÜLER
Arif Atılgan

Akla gelen en eski ünlü kişi M.S. 300’lü yıllarda yaşayan, Kadıköy’ün önemli azizesi Saint Euphemia’dir. Euphemia büyük bir ihtimalle Duatepe Sokak’ta gömülüdür. Osmanlı’nın İstanbul’u fethinden sonra ise Yeldeğirmeni çevresi ordunun talim yaptığı ve Anadolu seferlerine çıktığı yer olmuştur. Dolayısıyla birçok padişah ve komutanın bir şekilde burada zaman geçirdiği belli olmaktadır.

1900’lü yılların başından itibaren ünlülerin isimlerini ve yaşadıkları yılları daha sağlıklı tespit edebiliyoruz. Bazıları ünlüyken, bazıları ünlülük öncesinde veya sonrasında Yeldeğirmeni'nde yaşamışlar. Amacım liste çıkarabilmektir. 

Kişileri uğraşısı (kimliği), sokağı ve Yeldeğirmeni’nde bulunduğu yılları olarak belirledim ve gruplara ayırdım. Her grupta bir kişinin fotoğrafını kullandım. Grup başlıklarının altına, önce kişilerin seçilme kriter(ler)ini, sonra tek fotoğrafın konma sebebini yazdım. 

TARİHİ KİMLİKLER:
Kendileri tarihi belgelerde yer almışlardır.
Ahmed Nejad Gülgun: Son yıllarını bizlerle geçirdiği için fotoğrafı koyulmuştur.

Ahmed Nejat Gülgun: Mahalleye adı konan Rasim Paşanın torunu. Eski yıllarda yaşamış. Ancak Yeldeğirmeni’ne 2000-2010’larda devamlı gelirdi.

                                             Ahmed Nejad Gülgun

Şehzade Mehmed Ziyaeddin Efendi: Şehzade, doktor. Rasimpaşa Camii cemaatinden. Yeldeğirmeni’nde yaşadığı yıllar 1920’ler.
Osman Efendi (1887-1944): Çarkçıbaşı. 1921 yılında Alemdar gemisini kaçırarak Kurtuluş Savaşında kullanılmasını sağlayan kahramanlardan. Yazar Mümtaz Soysal’ın babası. Yeldeğirmeninde yaşadığı yıllar (Muhtemelen) 1940’lar.
Mustafa Celaleddin Paşa ve oğlu Hikmet Bey:  Şair Nazım Hikmet’in dedesi ve babası. Sokağı belli değil.  Yeldeğirmeni’nde yaşadıkları yıllar (Muhtemelen) 1910’lardan 1930’lara kadar.

GÖRSEL SANAT:
İşleri ve eserleri ile kendilerini belli edenler yazıldı.
Hulki Yavuz: Özel bir sanat yapmaktadır. Daha çok tanınması için fotoğrafı koyuldu.

Cenap Yazansoy: Hat Uzmanı. Osmanlı dönemi hattat Raşid el-Eyyübi’nin torunu, Kolleksiyoner. Çayır (Orgeneral Şahap Gürler) Caddesi. Yeldeğirmeni’nde yaşadığı yıllar 1920-1960’lar.
Albert Arditi: Anıtkabirin inşasında çalışmış mimar. Recaizade Sokak. Yeldeğirmeni’nde yaşadığı yıllar 1920-1950’ler.
Mehmet Güleryüz: Ressam. İskele Sokak. Yeldeğirmeni’nde yaşadığı yıllar 1950’ler.
Gülseren Südor: Ressam. Akif Bey Sokak. Yeldeğirmeni’nde yaşadığı yıllar 1960’lar.
Avni Memedoğlu: Ressam. İzettin Sokak. Yeldeğirmeni’nde yaşadığı yıllar 1990’lar.
Hulki Yavuz: Sedefkar. Karakolhane Caddesi. Yeldeğirmeni’nde yaşadığı yıllar 2010’lar.

                                                     Hulki Yavuz

EĞİTİMCİLER:
Burada sadece akademisyenleri yazacaktım. Ancak eğitimci olarak ön plana çıkan birkaç kişiyi de ekledim.
Semavi Eyice: Dünyaca ünlü bir sanat tarihçisi olduğu için fotoğrafı koyuldu.

Dr. Celal Muhtar: Mekteb-i Tıbbiye'de Cildiye hocası. Kızılay’ın (Hilal-i Ahmer) ilk yöneticilerinden. Taşlıbayır Sokak. Muhtemelen 1900’lerde gelmiş, 1947’de burada ölmüş.
Prof. Saim Ali Dilemre: Doktor, Adli Tıp hocası. Tek partili dönemde milletvekili. Kırkahvesi Sokak. Yeldeğirmeni’nde yaşadığı yıllar muhtemelen 1920’ler ve 1930’lar.
Yomtov Garti: Galatasaray ve Saint Joseph Liselerinin efsane hocası. Karakolhane Caddesi. Yeldeğirmeni’nde yaşadığı yıllar 1915-1960’lar.
Prof. Semavi Eyice: İÜ. Sanat Tarihçi. İskele Sokak. Yeldeğirmeni’nde yaşadığı yıllar 1920-30’lar.

                                                  Semavi Eyice

Prof. Sadeddin Vedat: Operatör-Doktor, gazeteci. Mısırlıoğlu Sokak. Yeldeğirmeni’nde yaşadığı yıllar (Muhtemelen) 1930’lar.
Prof. Oktay Sinanoğlu: Kimya Mühendisliği. Teyyareci Sami Sokak. Yeldeğirmeni’nde yaşadığı yıllar 1940’lar.
Prof. Afife Batur: İTÜ. Mimar. Akif Bey Sokak. Yeldeğirmeni’nde yaşadığı yıllar 1950ler.
Prof. Barlas Eryürek: İTÜ. Makine Müh. İzettin Sokak. Yeldeğirmeni’nde yaşadığı yıllar 1950-60’lar.
Prof. Dr. Ahmet Araz: İ.Ü. Biyokimya. Uzunhafız Sokak. Yeldeğirmeni’nde yaşadığı yıllar 1950-70’ler.
Prof. Ziya Ok: İTÜ. Mimar. Taşlıbayır Sokak. Yeldeğirmeni’nde yaşadığı yıllar 1950-60’lar.
Ferhan Oğuzkan: Eğitimci, Yazar. Kırkahvesi Sokak. Yeldeğirmeni’nde yaşadığı yıllar 1960’lar.
Turhan Oğuzkan: Eğitimci, Yazar. Kırkahvesi Sokak. Yeldeğirmeni’nde yaşadığı yıllar 1960’lar.
Prof. Macid Rıza Erbudak: İTÜ. Harita-Kadastro. Düz (Macid Erbudak) sokak. Yeldeğirmeni’nde yaşadığı yıllar 1955-1980’ler.
Prof. Bülent Zülfikar: İÜ. Çapa Tıp Fakültesi. Çocuk Hastalıkları. Yeldeğirmeni Sokak. Yeldeğirmeninde yaşadığı yıllar 1990-2000’ler.
Prof. Haluk Zülfikar: İÜ. İktisat Fakültesi. Uzunhafız Sokak. Yeldeğirmeninde yaşadığı yıllar 1990-2000’ler.
Doç. Ayşen Kiremitçi: İÜ. Devlet Konservatuarı. Yeldeğirmeni Sokak. Yeldeğirmeni’nde yaşadığı yıllar 1990-2010'lar.
Ali Yayla: İTÜ. Devlet Konservatuarı. Yeldeğirmeni Sokak. Yeldeğirmeni’nde yaşadığı yıllar 2000-2010’lar.
Doç. Gonca Girgin: İTÜ Türk Musikisi Devlet Konservatuarı. Karakolhane Caddesi. Yeldeğirmeni’nde yaşadığı yıllar 2000-2010'lar.
Doç. Ahmet Tohumcu: Uludağ Üniversitesi Konservatuarı. Karakolhane Caddesi. Yeldeğirmeni’nde yaşadığı yıllar 2000-2010'lar
Gül Yayla: İstanbul Lisesi efsane tarih hocası. Yeldeğirmeni Sokak. Yeldeğirmeninde yaşadığı yıllar 2000-2010’lar.

ORDU MENSUPLARI:
Sadece paşaları yazmıştım. Ancak tarihte yer almış kişilikleri de ekledim.
Cengiz Topel: En büyük rütbe olan şehitliğe yükseldiği için fotoğrafı koyuldu.

Ali Rıza Paşa: Osmanlı Paşası. Yazar Adnan Giz’in dedesi. Kırkahvesi Sokak. Yeldeğirmeni’nde yaşadığı yıllar 1900’ler.
Hasan Paşa: Osmanlı Paşası. Kırkahvesi Sokak. Yeldeğirmeni’nde yaşadığı yıllar 1900’ler.
Cengiz Topel: Pilot-Yüzbaşı. 1964 Kıbrıs Harekâtında şehit oldu. Sokağı tespit edilemedi. Yeldeğirmeni’nde yaşadığı yıllar 1940-1950’ler.

                                                   Cengiz Topel

Kemal Çakarcan: Tümgeneral. Düz (Macid Erbudak) Sokak. Yeldeğirmeni’nde yaşadığı yıllar 1950-60’lar.
Şükrü Taner Ezgü: Koramiral. Duatepe Sokak. Yeldeğirmeni’nde yaşadığı yıllar 1950-60’lar.
Orhan Kabibay: 1960 İhtilalini hazırlayanlardan. İhtilal sonrası Milli Birlik Komitesi Üyesi. Teyyareci Sami Sokak. Yeldeğirmeni’nde yaşadığı yıllar 1960’lar.

SİNEMA-TİYATRO SANATÇILARI:
Sinema-Tiyatro alanında sadece oyuncu olarak değil, başka görevlerde bulunanları da yazdım.
Berat Efe Parlar: Günümüzde ünlü olan küçük kardeşimizi desteklemek için fotoğrafı koyuldu.

Mücap Ofluoğlu: Tiyatro Sanatçısı. Sokağı belli değil. Yeldeğirmeni’nde yaşadığı yıllar (Muhtemelen) 1930’lar.
Tugay Toksöz: Artist. Yavuztürk Caddesi. Yeldeğirmeni’nde yaşadığı yıllar 1950ler.
Tuncay Özinal: Tiyatrocu. Muhtemelen Halitağa Caddesi. Yeldeğirmeni’nde yaşadığı yıllar 1950’ler.
Sevdağ Ferdağ: Sinema. Yeşilay sokak. Yeldeğirmeni’nde yaşadığı yıllar 1960’lar.
Ferda Ferdağ: Tiyatro. Yeşilay Sokak. Yeldeğirmeni’nde yaşadığı yıllar 1960’lar.
Cemal Konca: Artist. Uzunhafız Sokak. Yeldeğirmeni’nde yaşadığı yıllar 1960’lar.
Işıl Yücesoy: Sinema-TV. Kemal Atatürk Ortaokulu Müzik Hocası Selahattin Yücesoy’un kızı. Yeldeğirmeni’nde yaşadığı yıllar 1960’lar.
Ahmet Gülhan: Tiyatro, sinema. Uzunhafız Sok. Yeldeğirmeni’nde yaşadığı yıllar 1960-1970’ler
Yalçın Gülhan: Sinema oyuncusu.  Uzunhafız Sok. Yeldeğirmeni’nde yaşadığı yıllar 1960-1970’ler
Metin Gülhan: Prodüktör. Uzunhafız Sok. Yeldeğirmeni’nde yaşadığı yıllar 1960-1970’ler.
Aysun Güven: Sinema Oyuncusu. Yeşilay Sokak. Yeldeğirmeni’nde yaşadığı yıllar 1970’ler.
Alev Sayın: Sinema. Osmangazi İlkokulu. Yeldeğirmeni’nde yaşadığı yıllar 1970’ler.
Demet Akbağ: Tiyatro, sinema. Recaizade Sokak. Yeldeğirmeni’nde yaşadığı yıllar 1980’ler.
Aysu Başar: Manken. İskele Sokak. Yeldeğirmeni’nde yaşadığı yıllar 1980-1990’lar.
Tekin Siper: Tiyatrocu. Olacak O Kadar TV oyunu. Düz (Macit Erbudak) Sokak. Yeldeğirmeni’nde yaşadığı yıllar 1990’lar.
Gürcan Sarısoy: Sinema-TV. Talimhane Sokak. Yeldeğirmeni’nde yaşadığı yıllar 1990’lar.
Derya Karadaş: Sinema-TV. Recaizade Sokak. Yeldeğirmeni’nde yaşadığı yıllar 1990’lar.
Ali Sürmeli: Tiyatro-Sinema. Düz Sokak. Yeldeğirmeni’nde yaşadığı yıllar 2010’lar.
Berat Efe Parlar: Çocuk Oyuncu. Yeldeğirmeni Sokak. Yeldeğirmeni’nde yaşadığı yıllar 2010’lar.

                                                  Berat Efe Parlar

YAZARLAR:
Yazar kimliğiyle kabul edilen kişilerdir.
Adnan Giz: Sülale olarak mahallemizin tarihinde yer aldıkları için fotoğrafı koyuldu.

Tahsin Nahid: Fecr-i Ati ekolünün şairi. (Yazar Mina Urgan’ın babası). Taşlıbayır Sokak. Yeldeğirmeni’nde yaşadığı yıllar 1900-1910’lar.
Yakup Kadri Karaosmanoğlu: Edebiyatçı, yazar. Sokağı belli değil. Yeldeğirmeni’nde yaşadığı yıllar 1908.  
Ahmet Haşim: Edebiyatçı, yazar. İskele Sokak. Yeldeğirmeni’nde yaşadığı yıllar (Muhtemelen) 1910’lar.
Ahmet Rasim: Edebiyatçı, yazar. İskele Sokak. Yeldeğirmeni’nde yaşadığı yıllar (Muhtemelen) 1920’ler.
Adnan Giz: Yazar. Ali Rıza Paşanın torunu. Kırkahvesi Sokak. Yeldeğirmeni’nde yaşadığı yıllar 1940-1950’ler.

                                                        Adnan Giz

Ziya Osman Saba: Yazar. Misakı Milli Caddesi. Yeldeğirmeni’nde yaşadığı yıllar 1950 öncesi.
Gönül Akcadurak Halıcı: Yazar, şair. Uzunhafız Sokak. Yeldeğirmeni'nde yaşadığı yıllar 1950'ler.
Arif Atılgan: Mimar, araştırmacı, yazar. Uzunhafız Sokak. Yeldeğirmeni’nde yaşadığı yıllar 1950-1960’lar.
Duygu Asena: Yazar. Bayramyeri sokak. Yeldeğirmeni’nde yaşadığı yıllar 1960’lar.
Behiç Ak: Mimar, karikatürist, yazar. Taşlıbayır Sokak. Yeldeğirmeni’nde yaşadığı yıllar 1960’lar.
Bülent Akgezer: Yazar. Yeşilay Sokak. Yeldeğirmeni’nde yaşadığı yıllar 1960-1980’ler. 
Enver Ercan: Gazeteci, yazar. Sokağı bulunamadı. Yeldeğirmeni’nde yaşadığı yıllar 1970’ler.
Mario Levi: Yazar. Yeldeğirmeni Sokak. Yeldeğirmeni’nde yaşadığı yıllar 2000’ler.
Hatice Nayır: Şair, mimar. Duatepe Sokak. Yeldeğirmeni’nde yaşadığı yıllar 2010’lar.

MÜZİSYENLER:
Her çeşit müzik dalında tanınan kişilerdir.
Naşide Göktürk: Çok sevilen kardeşimizi erken kaybettiğimiz için fotoğrafı koyuldu.

Hafız Burhan: Hafız-Gazelhan. Kırkahvesi Sokak. Yeldeğirmeni’nde yaşadığı yıllar (Muhtemelen) 1930’lar.
Ajda Pekkan: Sanatçı. Gazi Mustafa Kemal Paşa İlkokulu. Yeldeğirmeni’nde yaşadığı yıllar 1950’ler
Semiramis Pekkan: Sanatçı. Gazi Mustafa Kemal Paşa İlkokulu. Yeldeğirmeni’nde yaşadığı yıllar 1950’ler
Barış Manço: Sanatçı. Halitağa Caddesi.  Yeldeğirmeni’nde yaşadığı yıllar 1950’ler.
Yasemin Kumral: Müzisyen,  Şarkıcı. Uzunhafız Sokak. Yeldeğirmeni’nde yaşadığı yıllar 1960’lar. 
Engin Yörükoğlu: Moğollar Grubunda müzisyen, baterist. Yeşilay Sokak. Yeldeğirmeni’nde yaşadığı yıllar 1960’lar.
Metin Özülkü: Besteci. Muhtemelen Yavuztürk Caddesi. Yeldeğirmeni’nde yaşadığı yıllar 1960’lar.
Gökçen Kaynatan: Müzisyen, gitarist. İzettin Sokak. Yeldeğirmeni’nde yaşadığı yıllar 1960’lar.
Doruk Onatkut: Müzisyen. Kemal Atatürk Ortaokulu Müdürü Esat Onatkut’un oğlu. Yeldeğirmeni’nde yaşadığı yıllar 1960’lar.
Suzan Güven: Türk sanat müziği. Uzunhafız Sokak. Yeldeğirmeni’nde yaşadığı yıllar 1960’lar.
Bülent Ersoy: Sanatçı. Karakolhane Caddesi. Yeldeğirmeni’nde yaşadığı yıllar 1960’lar. 
Onur-Haldun-Feridun Hürel (3 Hürel)-Müzisyen 3 kardeş. Uzunhafız Sokak. Yeldeğirmeni'nde yaşadıkları yıllar 1960'lar.
Ali Gürlü: Türk Halk Müziği. Kırkahvesi Sokak. Yeldeğirmeni’nde yaşadığı yıllar 1970’ler.
Sadun Aksüt: Besteci. Uzunhafız Sok. Yeldeğirmeni’nde yaşadığı yıllar 1970’ler
Naşide Göktürk:  Şarkıcı. Taşlıbayır Sok. Yeldeğirmeni’nde yaşadığı yıllar 1970’ler.

                                                  Naşide Göktürk

Amir Ateş: Besteci. Kırkahvesi Sokak. Yeldeğirmeni’nde yaşadığı yıllar 1980’ler.
Asım Can Gündüz: Müzisyen, gitarist. Muhtemelen Yurttaş Sokak. Yeldeğirmeni’nde yaşadığı yıllar 1980’ler.
Erkin Koray: Besteci, gitarist.  İskele Sokak. Yeldeğirmeni’nde yaşadığı yıllar 1980’ler.
Şükriye Tutkun: Şarkıcı. Karakolhane Caddesi. Yeldeğirmeni’nde yaşadığı yıllar 1990’lar.

SPOR CAMİASI:
Milli sporcular ile 1. Ligde en az 1 yıl oynayan futbolcular yazıldı. Ancak bu alanda başka meşguliyetlerle ünlü olanları da tespit edince onları da yazdım.
Necmi Onarıcı: Özel olan tarihi kimliğinin bilinmesi için fotoğrafı koyuldu.

Dr. Psikiyatr Memduh Eren: Fenerbahçeli futbolcu, Yeldeğirmeni Spor Kulübünün kurucularından. Sokağı belli değil. Yeldeğirmeni’nde yaşadığı yıllar (Muhtemelen) 1930-1940’lar.
(Taka) Naci Bostancı: Fenerbahçeli futbolcu. Sokağı belli değil. Yeldeğirmeni’nde yaşadığı yıllar (Muhtemelen) 1930’lardan 1960’lara kadar.
Halit Deringör: Fenerbahçeli Milli Futbolcu. Ayrılıkçeşmesi Sokak. Yeldeğirmeni’nde yaşadığı yıllar 1920-1950’ler.
Müzdat Yetkiner: Fenerbahçeli milli futbolcu. Ayrılıkçeşmesi Sokak. 1940-1950'ler.
Hasan Semai Şatıroğlu: Fenerbahçe yöneticisi. Futbolcuları kaçırarak transfer ettiği için lakabı Hırsız olmuş. Mühendis Sarı Ali Sok. Yeldeğirmeni’nde yaşadığı yıllar 1940-1950’ler.
Semih Bayülken: Fenerbahçe yöneticisi. Haitağa Caddesi. Yeldeğirmeni’nde yaşadığı yıllar (Muhtemelen) 1940-1950’ler.
Necmi Onarıcı: Kasımpaşa, Fenerbahçe, Adalet, Vefalı Milli futbolcu. 1952 yılında Olimpiyat Milli Takım kadrosunda ve 1954 yılında Türkiye’nin katıldığı ilk Dünya Kupasında oynamıştır.
Ayrılıkçeşmesi Sokak. Yeldeğirmeni’nde yaşadığı yıllar 1940-1950’ler.

                                                   Necmi Onarıcı

Nedim Günar: Fenerbahçe, Vefa, Bursasporlu Milli futbolcu. Karakolhane Caddesi. Yeldeğirmeni’nde yaşadığı yıllar 1940-2000’ler.
Kazım Günar: Vefalı Milli futbolcu. Karakolhane Caddesi. Yeldeğirmeni’nde yaşadığı yıllar 1940-2000’ler.
Can Bartu: Fenerbahçe, Fiorentina, Laziolu milli futbolcu. Kemal Atatürk Ortaokulu. Yeldeğirmeni’nde yaşadığı yıllar (Muhtemelen) 1940’lar.
Adil Atan: Milli güreşçi. Mühendis Sarı Ali Sokak.  Yeldeğirmeni’nde yaşadığı yıllar 1950’ler.
Selahattin Ünlü: Fenerbahçe, Adalet, Karagümrüklü futbolcu. Kaleci. Mühendis Sarı Ali Oğlu Sokak. Yeldeğirmeni’nde yaşadığı yıllar 1950’ler.
Oktar Tertemiz: Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi (TMOK) Yönetim Kurulu Üyesi, Uluslararası Okçuluk Federasyonu (FITA) Denetleme Kurulu başkanı, F.Bahçe Voleybol Takımı eski oyuncusu, uluslararası voleybol hakemi ve TMOK Yönetim Kurulu’nun sayman üyesi, Rasimpaşa Voleybol takımının kurucularından. Uzunhafız Sokak. Yeldeğirmeninde yaşadığı yıllar 1950’ler.
Nusret Vuran: Rasimpaşa Spor Kulübü kurucu başkanı, Fenerbahçe Voleybol Şube Başkanı. Yeldeğirmeni'nde yaşadığı yıllar 1950'ler.
Metin Bıkmaz: Voleybolcu. Rasimpaşa, Fenerbahçe ve Milli takım voleybol antrenörü. Yeldeğirmeninde yaşadığı yıllar 1950'ler.
Sabahattin Çakarcan: Milli Atlet. Düz (Macid Erbudak) sokak. Yeldeğirmeni’nde yaşadığı yıllar 1950-1960’lar.
Raşit Karasu: Fenerbahçe, Vefa, Adana Demirsporlu milli futbolcu. Misakı Milli Caddesi. Yeldeğirmeni’nde yaşadığı yıllar 1950-1960’lar.
Taner Carin: Beşiktaş, Galata, Mersin İdman Yurdulu futbolcu. Düz (Macid Erbudak) Sokak. Yeldeğirmeni’nde yaşadığı yıllar 1950-1970’ler.
Altan Ölçenler: Vefalı futbolcu. İskele Sokak. Yeldeğirmeni’nde yaşadığı yıllar 1950-1960’lar.
Ali Rıza Kurtul: Galatasaray, İETT, Muhafızgücü, İtfaiye, Yeldeğirmenli milli voleybolcu. Nemlizade Sokak. Yeldeğirmeni’nde yaşadığı yıllar 1950-1960’lar.
Teoman Çakır: Fenerbahçe alt yapı antrenörü. Mühendis Sarı Ali Sokak. Yeldeğirmeni’nde yaşadığı yıllar 1950-1960’lar.
Mete Basmacı: Galatasaraylı futbolcu (Kırmızı Kafa). Recaizade Sokak. Yeldeğirmeni’nde yaşadığı yıllar 1950-1960’lar.
Altan Bulansoy: Bursasporlı futbolcu. Yeldeğirmeni Sokak. Yeldeğirmeni’nde yaşadığı yıllar 1960’lar.
Ömer Boncuk: Fenerbahçeli futbolcu. Sokağı belli değil. Yeldeğirmeni’nde yaşadığı yıllar 1960’lar.
Altan Dinçer: Fenerbahçeli milli basketbolcu.  Uzunhafız Sokak. Yeldeğirmeni’nde yaşadığı yıllar 1960’lar.
Emin Özer: Fenerbahçeli milli basketbolcu.  İskele sokak. Yeldeğirmeni’nde yaşadığı yıllar 1960’lar.
Süleyman Akbayır: Milli güreşçi. Duatepe Sokak. Yeldeğirmeni’nde yaşadığı yıllar 1960’lar.
Mehmet Ali Demirtaş: Milli güreşçi. Uzunhafız Sokak. Yeldeğirmeni’nde yaşadığı yıllar 1960’lar.
Sedat Tetikaşar: Fenerbahçe, Anadoluhisarı (Amatör Milli), Şekerspor, Elazığsporlu futbolcu. Kaleci. Yurttaş Sokak. 1960-1970’ler.
Önder Çakar: Fenerbahçe, Rizespor, Zeytinburnu, Kayserisporlu futbolcu. Taşlıbayır Sokak. Yeldeğirmeni’nde yaşadığı yıllar 1960-1970’ler.
Muharrem Tosun: Galatasaray, Vefalı futbolcu. Yurttaş Sokak. Yeldeğirmeni’nde yaşadığı yıllar 1960-1970’ler.
Şükrü Ulaş: Beşiktaş, Sivasspor, İstanbulsporlu futbolcu. Kaleci. Duatepe Sokak. Yeldeğirmeni’nde yaşadığı yıllar 1960-1970’ler.
Gürkan Yücel: Rize, Bolu, Çanakkale, Vefalı futbolcu. Taşlıbayır Sokak. Yeldeğirmeni’nde yaşadığı yıllar 1980’ler.
Gürcan Aday: Galatasaraylı futbolcu. Karakolhane Caddesi. Yeldeğirmeni’nde yaşadığı yıllar 1980’ler.
İbrahim Tok: Fenerbahçeli futbolcu. Yeldeğirmeni Sokak. Yeldeğirmeni’nde yaşadığı yıllar 1970-1980’ler.

MEDYA:
Görsel, sözel ve yazılı medya alanlarında tanınmış isimlerdir.
Namık Sevik: Yeldeğirmenli gazeteci dendiğinde ilk akla gelen isim olduğu için fotoğrafı koyuldu.

Namık Sevik: Gazeteci. Kırkahvesi Sokak. Yeldeğirmeni’nde yaşadığı yıllar 1940’lar.

                                                Namık Sevik

Kemal Kaltaoğlu: Radyo Programcısı, TRT Müdürü. Kırkahvesi Sokak. Yeldeğirmeni’nde yaşadığı yıllar 1950’ler.
Mesut Günsev: Kıbrıs TV’de programcı. Düz (Macid Erbudak) Sokak. Yeldeğirmeni’nde yaşadığı yıllar 1950-1960’lar.
Ertan Kunter: TRT’nin ilk spor muhabirlerinden. Duatepe Sokak. Yeldeğirmeni’nde yaşadığı yıllar 1950-1970’ler.
Suha Kınık: TRT’nin ilk kameramanlarından. Yeldeğirmeni Sokak. Yeldeğirmeni’nde yaşadığı yıllar 1950-1970’ler.
Ferruh Yenigül: Yeniçağ Gazetesi. Uzunhafız Sokak. Yeldeğirmeni’nde yaşadığı yıllar 1980-1990’lar.
Nuh Köklü: Gazeteci. Uzunhafız Sokak. Yeldeğirmeni’nde yaşadığı yıllar 2010’lar.


GÜZELLİK KRALİÇELERİ:
Başlığımız Onları en iyi şekilde anlatıyor.
İnci Asena: Yeldeğirmenli ilk güzellik kraliçemiz olduğu için fotoğrafı koyuldu.

İnci Asena: 1966 Güzellik Kraliçesi, yazar. Bayram Yeri Sokak. Yeldeğirmeni’nde yaşadığı yıllar 1960’lar.

                                                      İnci Asena

Yelda Gürani: 1967 Güzellik Kraliçesi. Yavuztürk Caddesi. Yeldeğirmeni’nde yaşadığı yıllar 1960-1970’ler.

İŞ İNSANLARI:
İş alanında belli ekonomik seviyenin üzerinde ve tanınmış olanlarıdır.
Mehmet Ali Yılmaz: Semtin tanıdığı bir kimlik olduğu için fotoğrafı koyuldu.

Mehmet Ali Yılmaz: İşadamı, eski Bakan, Trabzonspor eski başkanı. Yeldeğirmeni Sokak. Yeldeğirmeni’nde yaşadığı yıllar 1960’lar. 

                                             Mehmet Ali Yılmaz

Orhan Özokur: İşadamı, Ülker Grubuna damat gitti. (Muhtemelen) Yeldeğirmeni Sokak. Yeldeğirmeni’nde yaşadığı yıllar 1960’lar.
Metin Kaya Çağlayan: İşadamı. Malatyaspor eski başkanı. Yurttaş Sokak. Yeldeğirmeni’nde yaşadığı yıllar 1970-1980’ler.

Bu isimlerin dışında zaman zaman Yeldeğirmeni’ndeki yakınlarına gelenler vardır.  Örneğin: Prof. Vildan Ok: İTÜ. Mimar, Prof. Cemal Güven: Eczacılık Fakültesi Dekanı, Prof. Nihat Toydemir: İTÜ. Mimarlık, Yavuz Şimşek: Fenerbahçeli futbolcu, Albay Talat Aydemir: 22 Şubat 1962 darbesi hazırlayıcılarından, Azize Gencebay: Sanatçı, Orhan Gencebay: Sanatçı, Berkant: Sanatçı, Tümamiral Nurettin Güneş, Pilot Korgeneral Erol Olcay, Pilot Tümgeneral Kaya Konakkuran gibi. 

Görüldüğü gibi Yeldeğirmeni her alandan insana ev sahipliği yapmıştır.
ARİF ATILGAN AĞUSTOS 2018



21 Temmuz 2018 Cumartesi


MELİH KORAY ZİYARETİ
Arif Atılgan
07.07.2014 tarihinde Melih Koray ile evinde röportaj yapmak üzere Mimdap’tan Hasan Kıvırcık ve Yeni Yüzyıl Üniversitesinden Yılmaz Kuyumcu ile buluştuk. Melih Beyin evinde önce bizi karşılayan eşi ile sohbet ettik. Biraz sonra Melih Bey geldi.
Ben 1960 lı yılların ikinci yarısında mimarlık öğrencisi iken Kadıköy’de Mimar Melih Koray rüzgârı esiyordu. Bana arkadaşlarım ‘sen de inşaatlarına Melih Koray gibi tabelanı mı asacaksın’ diye takılıyorlardı. 1970 li yıllarda mimar olduktan sonra da Melih Koray Kadıköy’de çok ünlüydü. Kendisini daha sonra daha yakından tanımıştım. Bazen Mimarlar Odasının Kadıköy’deki toplantılarına gelirdi.


Kendisiyle ilgili duygu, düşüncelerimizi paylaştığımız kısa sohbetten sonra sorularımızı sormaya başladık. 

Melih Koray’a, öğrenciliğini sorduğumuzda ‘parlak bir öğrenci olmadığını, ancak geçer not alarak mezun olduğunu‘ söyledi. Aklıma Konservatuardan çıkarılan, daha sonra alanlarında çok başarılı olan ünlü sanatçılar geldi. Demek her alanda olduğu gibi sanatta da sahadaki performans daha ön plana çıkıyor diye düşündüm. Bir de kendisinin havai bir öğrenci olduğunu hayal ettim. Zaten O mimarlık yaptığı yıllarda da havaiydi. 

Projelerini yaparken, işverenin talebini mi yoksa kendi bildiğini mi yaptığını sorduğumuzda, soruyu bitirmeden ‘olur mu, ben kendi bildiğimi yaparım’ dedi. Ardından, mimarlık sadece tasarlamak mı yoksa tasarımla birlikte uygulamak mı diye sorduğumuzda ise ‘uygulamasız mimarlık olmaz, ben bu sebepten gerektiğinde kavga edip karakolluk bile oldum’ şeklinde cevap verdi.

Melih Bey projelerini arşivlememişti. Sadece fotoğrafları bulunuyordu. Bu duruma üzülmemek elde değil. Eminim zamanla belediyelerden veya başka yerlerden projeleri elde edilecektir. Ancak bu tip insanlar ‘benim eserlerim aranacak, korunacak onun için arşiv yapayım’ diye düşünmezlerdi ki. Onlar halka hizmet ederler, sonunda halk onların eserlerini sanat eseri olarak belirler ve korur. Tarihe geçmiş ünlü ressamların, bestecilerin de öyle olmamış mıdır? Onlar dünyayı terk ettikten sonra bazı eserleri ortaya çıkarılmış ve korumaya alınmamış mıdır?

Kadıköy’de eğer bugün Bağdat Caddesi olayı varsa bu Mimar Melih Koray’ın binaları sayesindedir. Melih Koray’a ait binalarda insanlara zenginlik hissettirilir. Binalarının cepheleri ise çeşitli malzemelerle desenlenmiş adeta bir doğa manzarası gibidir. Bugün bu binalar yıkılmaktadır. Melih Koray binaları kesinlikle korunmalıdır.

Kendisiyle söyleşi yaptığımız günün ertesinde Bağdat Caddesinde bazı binalarının yıkıma hazır hale getirilmiş olduğunu gördüm.

Melih Koray ardında veya yanında herhangi bir kurum vs olmadan piyasa denilen arenaya çıkmıştı. Bileğinin gücü ile adını marka yapmıştı. İnsanlar Melih Koray imzalı binalardan konut alırken biraz daha fedakârlık yapmaya razı oluyorlardı.

Kurumsal desteklerle iyi bir meslek insanı olunur ve eserler yapılabilinir. Sanatçı olmak ve sanat eseri yaratmak için özgür olmak gerekir. İnsanlar, sanat eserlerini zamanla onlara değer vererek belirler ve onların saklanmasını sağlarlar. Bu şekilde, o eserleri yaratmış olan sanatçılar da özellikle kendilerine hizmet ettikleri halk tarafından belirlenmiş olurlar.
ARİF ATILGAN TEMMUZ 2014

Aşağıdaki LİNK e tıklayarak 'YILLARIN MİMARI MELİH KORAY İLE DÜNDEN BUGÜNE'
başlıklı röportajımızı okuyabilirsiniz:
http://www.mimdap.org/?p=147914

16 Temmuz 2018 Pazartesi


1970’LERDEKİ LEZZET NOKTALARIM
Arif Atılgan

40 yıl öncesi.. Bende iz bırakanların adlarını sıralamak istiyorum. Çoğu kent hafızasının bir köşesinde.. Balık lokantalarının hep deniz kıyısında olması dikkat çekici..

Karaköy Seyyar Köfteci: Öğlenleri Perşembe Pazarına gelirdi. Bütün patronlar Onun köfte-ekmeğini yerdi. Bunlara, seyyar arabada su az olduğundan köfteyi yoğururken ellerine ‘Tu’ dedikleri için Tükürük Köftecisi derlerdi. Şaka, şaka. Benzetme tabii ki.

Sirkeci’de Seyyar Kokoreççi: O da her öğlen İş Bankası karşısındaki meydana gelirdi. Önünde oluşan uzun kuyruk dolayısıyla gazetelere haber olmuştu.

Mecidiyeköy’de Dönerci Büfe: Her öğlen döner-ekmek için bürokratlar sıraya girerdi.

K.Çekmece’de Beyti: 3 Yol ağzının ortasında kaldırımdan düzayak girilen mütevazı bir dükkândı. Demişlerdi ki ‘Et burada yenir’. Bonfile yerdim ben de. Nefisti.

                                     K.Çekmece Beyti Et Lokantası

4. Levent’te Pala’nın Yeri: Sanayi Sitesinde iş yapan arkadaşlara gittiğimde beni yemeğe buraya götürürlerdi. Sahibine bıyıkları dolayısıyla Pala lakabı takmışlardı. 2000’lerde yine burada bir işim olmuştu. Pala’nın Yeri esnaf lokantalığından çıkmış et lokantası olmuştu.

Üsküdar’da Kanaat Lokantası: Esnaf lokantasıydı. Bütün yemekleri hep aynı kalitede olurdu.

                                       Üsküdar Kanaat Lokantası

Salacak’ta Arab’ın Yeri: Salacak İskelesine tepeden bakan bir konumdaydı. Tabii ki içkinin en güzel içildiği yerlerdendi.

Salacak Dörtel Et Lokantası: Deniz kıyısındaydı. Buradaki pilavlı döner nefisti.  

Silivri Çanta Köyünde Kasap: Buradaki kasabın o anda hazırlayarak kızarttığı el büyüklüğündeki köftelere daha sonra hiçbir yerde rastlamadım.

Tuzla Meraklı Köfteci: Hep aynı lezzet ve kalitedeydi. Garsonuna Doktor lakabı takmıştım. Yıllar sonra lakabıyla kendi dükkânını açmıştı.

Aksaray’da Ciğerci: Ara sokaklardan birindeydi. Ortadaki ocağın etrafına oturulurdu. Ucuz ve iştah açıcı ciğer şiş yapardı. Aynısını Diyarbakır’da yemiştim.

Aksaray’da Tavukçular: Tavuk en lezzetli et idi. Aksaray’da bir anda tavuk lokantaları oluşmuştu. Hepsinde nefis tavuk kızartma yenirdi.

Aksaray Hacıbozan: Laleliden Aksaray’a inerken cadde üstündeydi. Kebapları nefisti. Tatlıcı olarak ta bilinir. İçkisiz olan bu mekânın aklımda yer eden özelliği devamlı radyodan TRT kanalının dinlenmesiydi.

Alibeyköy’de Uykulukçu: Çalıştığım şirketteki Alibeyköy’lü şoförüm işten ayrılıp semtinde meyhane açmıştı. Bir akşam davet etti. Benim için fırına 1 tepsi uykuluk göndermiş. İlk defa tatmış ve çok beğenmiştim. Sonradan uykulukçular açılmaya başladı. Fırsat bulursam o tarafa gidip yemek hoşuma gider.

Beyoğlu Ağaoğlu Lokantası: Babam götürürdü. Ağa Cami yanındaki Sakızağacı Sokağın girişindeydi. Sulu yemekleriyle ün yapmıştır. Ben dönerini severek yerdim. Ama orada yediğim sakızlı muhallebiyi henüz hiçbir yerde tatmadım.

Beyoğlu Hacı Salih (Abdullah) Lokantası: Ağaoğlu’nun biraz daha aşağısındaydı. Burası da sulu yemekleriyle ün yapmıştı.

Beyoğlu Hacıbey: İstiklal Caddesinden girilirdi. Lokanta arkadaki Ayia Triada Kilisesi bahçesine bakardı. Burada içki de bulunurdu.

Beyoğlu İnci Profiterol: Anlatmaya gerek yok sanırım.

                                                   İnci Pastanesi

Beyoğlu İmroz: Bugün olmayan Krepen Pasajındaydı. Samimi havası, lokanta kadar ünlü olan sahibi Yorgo ile tam bir meyhaneydi. Şimdi Nevizade’nin efsanelerinden.

Çiçek Pasajı Kimene: Hey gidi günler diyeyim. İlk içki içtiğim yerdir.

Tarlabaşı Hasır Restoran: Burası yarım bodrum kat bir yerdi. Ünlüler bilirdi. Her yemeği üstün lezzetteydi. Güveçte Karides istemeden getirilirdi. Bomba Fasulyesi de. Müthiş bir meyhaneydi.

Rumelikavağı İskele Balık Lokantası: Yediğimiz balıklardan dolayı üşenmeden gittiğimiz, ama gittiğimize değen bir yerdi. Deniz kıyısındaydı.

Sarıyer Urcan Balık Lokantası: Sarıyer İskelesi yanında balık dışında çeşitli deniz ürünlerinin de bulunduğu bir restorandı.

Sarıyer Börekçi: Yazmaya gerek yok.

Bebek Ezmeci: Pahalıdır ama hep var olsun burası.

Kuzguncuk İsmet Baba: O yıllarda samimi ortam bulduğumuz balıkçı meyhanelerdendi. İskelenin yanında deniz kenarındaydı. Yıllar sonra kapıda sırada bekletilince bir daha gitmedim.

Beylerbeyi Midyeci: Midye tavanın en güzeli buradaydı. Yandıktan sonra İstanbul’da midye yemiyorum.

Çengelköy İskele Restoran: Deniz neredeyse ayağınıza çarpar. Karşıda köprüyü izlerdiniz. Balıklarından bahsetmeme gerek yok. Şimdi kafe olmuş burası.

Çengelköy Meydanı Meyhanesi: Sanırım adı Necati’ydi. Bostancıda kayığımızla açılıp tuttuğumuz balıkları kendisine vererek bedava yer içerdik.

Kanlıca Buhara Restoran: Meydandaydı. Pilavlı döneri çok hoştu.

Kanlıca Yoğurdu: İskelede hala var olan ama artık ne yoğurdu ne şekeri damağıma hitap etmeyen mekân.

Beykoz Paçacı: O mu Beykoz’u Beykoz mu O’nu ünlendirdi bilemem. Ama gerçekten paça çorbasını bana sevdiren yerdir.

Anadolukavağı İskele Balıkçı: Beykoz’dan sonra Askeriyenin içinden 2 nizamiyeden geçerek gidilmesi ilginçti.

Kadıköy Münih Birahanesi: Öğrenciliğimde buranın barında oturmayı hayal ederdim. Oturdum. Özellikle sosis sote ve patates tavasıyla biranın müthiş gittiğini söylemek isterim.

Kadıköy İnegöl Restoran: PTT nin arka sokağında Mühürdar tarafındaki köşedeydi. İnegöl köftesiyle ünlüydü. İçkiliydi. Şimdi kafe.

Kadıköy Islama Köfteci: Kendine özel bir lezzeti vardır. Lokanta yerinde. Hala ıslama yapıyor mu bilemiyorum.

Kadıköy Beyaz Fırın: Hala poğaçasına bayılırım.

                                                     Beyaz Fırın

Kadıköy Cafer Erol: Tulumba tatlısına bayılırdım.

Kadıköy Hacı Bekir: Tahin helvası ve bugün hiçbir yerde olmayan piramit pastasını unutamam.

                                               Hacı Bekir Şekercisi

Kadıköy Bozacılar: İskeleden Altıyol’a çıkarken sağda ve solda iki adetti. O yıllarda boza bozacıda içilir veya cam kapla eve götürülürdü.

Kadıköy Kars Pastanesi: Uludağ Pastası ünlüydü.

Kadıköy Recep’in Yeri: Münih Birahanesinin yanındaki pasajdan arka sokağa çıkarken köşedeki meyhane idi. Kalitesi önemli değil ama sevdiğim meyhanemizdi. Izgara köfte, salata, pilaki ve yarım şişe rakı fiks menümüzdü.

Halitağa Caddesinde Lahmacun Fırını: Sokak lahmacuncuları için açılmıştı. Kadıköy’de ilk lahmacun fırını diyebilirim. Halitağa Caddesiyle Şemsitap Sokağı köşesinde bulunan binanın altındaki L şeklindeki pasajın içindeydi. Sadece lahmacun yapılırdı. Lahmacunu burada tanıdım. 

Kadıköy Çömçe Lahmacun: Önce Altıyol’dan sinemalara çıkarken sağdaki sokak içinde bodrum katta, sonra yukarıda Halk Eğitim Merkezinin karşısındaydı. Hamurunun kıtırlığını severdim. Derler ya ‘Tam karar’. Öyle bir lahmacundu. 

Fenerbahçe İşkembe Salonu: Kadıköy çarşıdan Kızıltoprak’a taşınmıştı. Burası da bana işkembe çorbasını sevdiren mekândır. İçkili yatarak kalktığım sabahlarda ağzıma hiç bir şey koymadan buraya gelip bol sarımsaklı çorbasını içerdim. İlaç gibi gelirdi.

Moda Koço: Yazmama gerek yok. Hala Arnavut Ciğeri aynı nefislikte. Sahip değiştirmiş.

Kalamış Todori: Ortamını severdim.

Bağdat Caddesi Divan: Sütlü kakao ve çayını içerdim. Ama esas olarak ortamını severdim.

Bağdat Caddesi Kebapçı İdris: Şaşkınbakkaldaydı. Az sayıdaki kebapçılardandı.

Bağdat Caddesi Emmim: Et lokantası. Çizgisini bozmazdı.

Bostancı Dörtler Et Lokantası: Özellikle misafire et-döner yedirmek istendiğinde gözü kapalı gidilebilecek bir yerdi. Yıllar sonra gittiğimde hayal kırıklığına uğramıştım.

Küçükyalı Güllüoğlu Baklavacısı: Buranın baklavasını yediğim gün, ‘Şimdiye kadar yediklerim baklava değilmiş’ demiştim. Karaköy'deki herkesin bildiği baklavacı değildir. Vasıf Güllüoğlu sülalenin diğer fertlerindendi. 1975 yılında Altıntepe'ye Gaziantep'ten taşındılar. Sonra da aynı semtte dükkan açtılar. Hem ev hem de dükkân komşumuzdu. 

Yakacık Kâğıt Kebap: Ayazma Meydanındaki iki çay bahçesinden alttakinin girişindeydi. Sahibi Altıntepe’den mahalle komşumuzdu.

Yakacık Ayazma Çay Bahçesi: Sadece içecek olurdu. Çayı Ayazma Suyu ile yapıldığı için nefisti. Müşteriler yiyeceklerini kendileri getirirdi. Bugün lahmacun- pideci oldu. Hala giderim.

Kınalıada Midye Tavacı: O yllar denize girmek için Kınalıada'yı keşfetmiştik. Öğle yemeği için burayı keşfetmiştim. Ondan sadece midye tava alırdım. Karşısındaki fırından da sıcak ekmek. Arasına kendimiz koyardık. Kendisi öldükten sonra kardeşleri devam etmişti. 

KInalıada Dondurmacı: Akşam vapur öncesi dondurma alıp turumuzu atardık. Bana 'Size buradan ev almak lazım. Buralı sayılırsınız artık.' derdi. Alacaktım da. Olmadı. Geçtiğimiz yıllarda gazete haberlerinden Onun da öldüğünü öğrenmiştim.


İzmit Köfteci Fettah: Bir iş seyahatimde öğrenmiştim. Ürünleri nefisti. Küçük bir mekândı. Vefat eden Fettah Ustadan sonra oğlu almıştı. Sanırım o da vefat etmiş.

Yalova Meydanda Seyyar Köfteci: Yalova'ya amcamlara taze süt almaya giderdim. Dönüşte evden çıkarken ‘tokum’ diyerek yemek yemezdim. Meydanda köfte-ekmek yerdim.

Yalova İskelesinde Teknede Balık-Ekmekçi: O da aynı.
ARİF ATILGAN TEMMUZ 2018


4 Temmuz 2018 Çarşamba


CHP, MUHARREM İNCE, HALKA İNMEK
Arif Atılgan

Ülkemiz bir seçimi daha geride bıraktı. CHP’nin seçim kazanamamasını görenler, Türkiye’de sol partilerin iktidara gelemediğini düşünerek İP yi kurdular.

CHP çeşitli arayışlardan sonra Muharrem İnce’yi cumhurbaşkanı adayı yaptı. M. İnce üstün performans gösterince İP ikinci planda kaldı.

CHP’liler Halka İnmek tabirine uygun hareket ederler. Göz kulak olacakları bir sınıfın var olduğuna inanırlar. Arada bir, bu insanların arasına girmeyi severler. Bu anlamda kendilerini de Beyaz olarak tanımlarlar.
 
Muharrem İnce partisinin aksine kendisinin Halka İnen değil Halkın İçinden biri olduğunu belli etti. Başarılı performansının sihri buradadır. Halk kendi gibi olanları sever. Muharrem Beyi de bu anlamda benimsedi, bağrına bastı. Muharrem İnce camiye gittiğini, ailesinin içinde başı kapalıların da olduğunu gösterdi. Genel anlamda halkın içinde büyüdüğünü ve yaşadığını vurguladı. ‘Ben Beyaz değilim’ dedi adeta.

Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP si ile Muharrem İnce ve çevresindekileri bu anlamda karşılaştırmanın gerekliliğine inanıyorum. Parti Halka İnmek’çilerin mi, Halkın İçindenim’cilerin mi partisi olmalı?

Tartışacakları çok konu vardır. Ama ilk önce burada anlaşmak gerektiğini düşünüyorum.


M.İnce iyi bir taktikle meydanlara çıkmıştı. Ancak bazı hataları Onu geriye düşürdü. 
-Yıkma Söylevleri: Yıllardır bilinir ki halkımız yıkandan değil yapandan yana olmuştur.
-Apolet Sökmek: Halkımızın en değer verdiği kurum olan ordumuzun prestijine dokunmuştu.
-İlginç konuşmalar yaparak dikkatleri çekmek: Doğruydu. Ama bu durumu devam ettirmesi giderek insanlarda ‘Muharrem’in mitingine gidelim biraz gırgır dinleyelim’ havasını yaratmaya başladı. Uzatmamalıydı.
-HDP Başkanını ziyaret: Atatürkçü kesim tarafından tepki aldı.
Ancak bunlar diğer yandan da kendisinin sahiciliğini belli ediyordu.

Seçim bittiğinde parti içindeki hâkim sınıf, Onun elde ettiği popülerlik üzerinden iktidara karşı muhalefet alanı açmak istedi. Ancak Muharrem Bey tekrar bir sahicilik yaptı ve Cumhurbaşkanlığı seçimini kazanan rakibini tebrik etti. Ayrıca kendisiyle ilgili üretilen söylentileri de yalanladı.

CHP’de her kaybedilen seçim sonrası karşıda bir hedef-cephe gösterilerek taban gergin tutulur ve içeride muhalif seslerin çıkması önlenir. K.Kılıçdaroğlu yine böyle davrandı. Dolayısıyla içeride M.İnce’ye karşı bir ortam da oluşmuş oldu.

M. İnce’nin kurultay istemiyormuş gibi davranışlarına bakılmasın. Bütün STK larda kişiler ‘Ben aday değilim ama örgüt isterse görevden kaçmam’ diyerek adaylıklarını ilan ederler. Yani CHP’de bir mücadele başlamıştır.

Parti içindeki oligarşik yapı İnce’nin kendi köyünde, sandığında, ilinde rakibine kaybetmesini Ona karşı koz olarak kullanacaktır. İnce ise partisinden 8 puan fazla alarak halkta yarattığı %30luk rüzgârı kullanmak isteyecektir.

Muharrem İnce’nin işi zordur. Parti içinde etkili grupları alt etmesi güçtür. Üstelik artık milletvekili bile değildir. O da bu bilinçle tabana gitmeyi tercih etmiştir.

Pek fark edilmiyor ama CHP ilk defa değişik bir tercihi tartışmaktadır. Halka İnmek veya Halkın İçinden olmak.. Halka İnmek diyenler kazanırsa değişen bir şey olmayacak. Halkın İçindenim diyenler kazanırsa CHP’de yeni bir hikâye yazılmaya başlanacak.
ARİF ATILGAN TEMMUZ 2018


14 Haziran 2018 Perşembe


ASSOMPTİON KİLİSESİ
Arif Atılgan

1843 yılında, papaz Emmanuel D’alzon Fransa’nın Nimes kentinde Assomption isimli bir kolejin yönetimine gelir. 1850 de bu kolejin adıyla tarikat kurar. Tarikat, doğuda Türkiye merkezli çalışır. Amacı Osmanlı topraklarında Hıristiyanlaştırma ve Katolikleştirme çalışmaları yapmaktır.

1850’li yıllarda Kadıköy’de yaşayan Latin kökenlilere Sakız Adasından gelen Rumlar da eklenince buradaki Katolik nüfus çoğalmıştır. 1858 yılında bölge papazı olan Rahip Gioseppe de Negri Kadıköy’de yaşayan zengin Katolik ailelerden topladığı yardımlarla kilise inşa ettirmeye karar verir. O yıla kadar Latinlere kilise yapımı izni verilmiyormuş. Semtin önemli ailelerinden Lorandolar, Modadaki 4452m2 lik arsayı verir. Yine Lorandoların annesi Padişahtan inşaat izni için gerekli fermanı alır. 1859 da kilisenin temeli atılır.

1862 yılı sonunda inşaat bitirilir. Gioseppe de Negri Kadıköy’ün azizesi Saint Euphemie’ye ithafla Onun adını koymak ister. Ama para yardımı yapan Emmanuel D’alzon ve monsenyör Paola Brunoi kiliseye kendi tarikatlarının ismini koyarlar. Assomption..  Kilisenin tam adı Notre Dame de L’assomptiondur. Anlamı ‘Muhterem Validemizin (Meryem Ananın) Göğe Çıkışıdır’. Mimarı İtalyan Giovanni Batista Barberini’dir. Barberini Beyoğlu Belediye binasının da mimarıdır.

                                                              Assomption Kilisesi

Kiliseden sonra bir de manastır binası yapılmıştır. İki bina bugünkü Cem Sokak ile Ağabey Sokak arasındaki arsadadır. Ağabey Sokak tarafında kilise, Cem Sokak tarafında rahibelerin kullandığı manastır bulunmaktadır. Cem Sokak tarafından bahçeye, bahçeden binalara girilir. Ağabey Sokaktaki kapıları daha çok görevliler kullanır.

                     Solda 5m’lik Yüksek Kasnaklı Kubbesiyle Kilise, Sağda Manastır Binası.

Monsenyör Paola Brunoi, Cem Sokakla Moda Caddesi köşesinde Notre Dome de Sion okulunu da açmıştır. Bu okulda kilisenin rahip ve rahibeleri görev yaparlar. Buralarda misyonerlik faaliyetleri yapılırmış.

Kilisede iki çan kulesi bulunmaktadır. Çanların bir tanesi 1866 da İtalya’nın Udine kentinden, diğeri Kumkapı’daki Assomption Kilisesinden getirilmiştir. Kilisenin Cem Sokağı tarafındaki kapısında ‘Assomption Kilisesi’ anlamında Eglise de L’assomption yazar. Kilise binasının ön cephesinde ‘Meryem Ana Göğe Çıkmıştır’ anlamında Assumpta Est Maria İn Cellum yazmaktadır. Kilise girişindeki bir plakette binanın yapımının öyküsü anlatılır.

Kubbe 10m çapındadır. Oturduğu kasnak denilen dairesel alan 5 m yükseklikte olmasıyla ilgi çeker. Kasnakta 8 adet yüksek pencere vardır. Kubbede ve kilisede din insanlarının resimleri bulunur. Kubbenin ortasındaki güvercin resmi Ruhül Kudüs’ü yani Tanrı’yı temsil eder.

                                                                      Kubbe

Kilisenin girişi olan narteks bölümü çok belirgin değildir. İç mekân nef ve kutsal bölüm apsis bölümleri etkileyicidir. Apsis bölümünün sağ tarafında vaftiz bölümü bulunmaktadır. Kadınlar bölümü olarak inşa edildiğini düşündüğüm balkonları günümüzde koro kullanmaktadır.

                                          Nef Bölümünden Apsis Bölümüne Bakış.

İçeride, Meryem’in eşi görevi verilen Saint Joseph’in heykeli vardır. Kendisi İsa’nın biyolojik babası kabul edilmez. Tam karşısında Meryem Anayı temsilen Notre Dame Du Rosaire’nun heykeli vardır. Heykel daha sonraki tarihlerde Yeldeğirmeni’nde aynı adla yapılan kilisenin anısı olarak konmuştur. Aziz Antuan, Azize Teresa, Aziz Augustın, Hz. İsa heykelleri de içerde göze çarpmaktadır.

                                     Saint Joseph, Meryem Ana (Rosaire), Hz. İsa.

Gioseppe de Negri, kiliseyi yapması dolayısıyla burada 30 yıl Bölge Papazlığı görevinde bulunmuştur. Assomption tarikatının rahipleri, Kadıköy’e 1894 yılında gelen Oblates de L’assomption rahibeleriyle birlikte çalışmışlardır. Kiliseyi Katolik Latinler ve Ortodoks Süryaniler birlikte kullanırlar. Katolikler ayinlerini Türkçe yaparlar. Zira çoğunluğu Fransızcayı unutmuşlardır. Bahçede küçük bir mezarlık vardır. Daha sonra çıkan bir yasayla bu durum yasaklanmış, 1895 yılından itibaren cenazeler Uzunçayır’daki mezarlığa gömülmüşlerdir.

1935 yılında Notre Dome de Sion Okulu kapandı. Binada Kadıköy Kız Enstitüsü eğitime başladı. 1960 lı yıllarda eski bina yıkıldı, yerine bugünkü yeni bina yapıldı. Günümüzde Kadıköy Mesleki Ve Teknik Anadolu Lisesi eğitim vermektedir.

1960’lı, 1970’li yıllarda Kilisenin arsasının içersinde Kadıköyspor Basketbol takımının tesisi vardı. Açıkta olan basketbol sahasında yaz mevsimlerinde minyatür kale futbol turnuvaları düzenlenirdi. Ünlü oyuncuların da oynadığı, gece yapılan bu maçlara seyirciler parayla sokulurdu. Çocuk yaştaydık. Parasız girmenin çarelerini arardık. Bir keresinde 2-3 arkadaş Ağabey Sokaktaki kapının zilini çaldık. Kapıyı açan rahibeler derdimizi dinleyince bizi içeri almışlardı. Saha tarafına geçmek için Kilisenin bodrum katında bulunan kapalı bir mekândan geçmiştik. Tedirgin olmuştuk.. 2018 yılında bu araştırmayı yaparken kilisenin görevlisinden, sakin bir zamanda fotoğraf çekmek için ricada bulunmuştum. Kendisi beni 60 yıl önceki aynı kapıdan içeri alınca o günkü anım canlandı hafızamda.

1970 li ve 1980 li yıllarda, kilise içersindeki resimlerle ilgili çeşitli restorasyon çalışmaları gerçekleştirilmiş. Okuduklarımın aksine Azize Euphemia’nin kemiklerinin bu kilisede olmadığını öğrendim.

Bugün hala manastırında rahibelerin yaşadığı Assomption Kilisesi,  Kadıköy’ün en önemli ve en gizemli kilisesidir.
ARİF ATILGAN HAZİRAN 2018