18 Mayıs 2026 Pazartesi

 İskeleler

FENER İSKELESİ

Fener, Balat ile Eminönü arasında yer almış tarihi bir semtimizdir. Bizans döneminde adı Phanari imiş. Fener kelimesi Yunanca Fanarion kelimesinden üretilmiş.  Burada bir deniz feneri bulunmaktaymış. Rumlar yaşarmış. Osmanlı zamanında onlarla birlikte zengin Yahudiler de yaşamış. 1923 yılından sonra Türkiye Cumhuriyeti döneminde Rumların bir kısmı Yunanistan’a göç etmiş. 1950’lerde Haliç kıyılarında sanayi tesislerinin kurulmaya başlamasıyla Anadolu’dan gelenler yerleşmeye başlamış ve birlikte yaşamışlar. Ancak 6-7 Eylül 1955 olaylarından sonra Rumlar Tükiye’yi terk etmişler.  

 Fener İskelesi

2003-2010 arasında yapılan çalışmalarla yıpranan semt ayağa kaldırılmış. Ancak her yerde olduğu gibi “canlandırılmış”. Yani kendi kimliğinden uzaklaştırılarak yeme-içmecilerle doldurulmuş. Neyse…

Hava Fotoğrafında Fener ve İskelesi

Anlaşıldığı üzere burada tarihi değeri olan çeşitli yapılar bulunmaktadır. Ben önemli bulduğum üç tanesinden bahsetmek istiyorum.

Fener Rum Patrikhanesi... 500’lerin başında Hıristiyanlar Katolik ve Ortodoks olarak bölünürler. Buradaki piskoposun unvanı “Konstantinopolis Başpiskoposu ve Ekümenik Patrik” olmuştur. Osmanlı’nın kuşatması sırasında zaptedilmeleri riskine çözüm olarak birleşmek isterler. Yapamazlar. Fetih sonrası Fatih Sultan Mehmed bu durumu anlamış ve birleşerek güçlenmelerini istememiştir. Patrikliği tanır. Patrikhane binası daha önce Fatih Camii’nin bulunduğu yerdeymiş. Osmanlı’dan sonra bir kaç yere taşınarak yer değiştirmiş, 1602 yılında bügünkü yeri olan Fener’deki Aya Yorgi Manastırı’na taşınmış.

Fener Rum Patrikhanesi

Fener Rum Erkek Lisesi… 1454 yılında kurulmuş. Önemli din ve devlet görevlileri yetiştirilirmiş. Fatih Sultan Mehmed fetihten sonra şehri terk edenleri geri çağırmış ve dinlerinde de eğitimlerinde de serbest olacaklarını ilan etmiş. Günümüzdeki binanın mimarisi proje yarışmasıyla elde edilmiş. İnşaat 1880 yılında başlamış. 1882 yılında hizmete açılmış.  Okul Marsilyadan özel olarak getirilen kırmızı tuğlalarla inşa edilmiş. Bu sebepten Kırmızı Mektep olarak anılır. 4 katlı olup 3020m2 alana sahiptir. Gösterişli bina çoğu zaman çevreyi gezenler tarafndan Patrikhane sanılır. Gözlemevi olan kulesinde teleskop bulunur. Öğrenci sayısı gitgide azalmaktadır.

Fener Rum Lisesi

Bulgar Kilisesi… Yazının başında bahsettiğim fenerin civarındadır. Stefan Kilisesi, Demir Kilise, Boru Kilise gibi adlarla da anılır. 1849 yılında Sveti Stefan’n bağışladığı arsaya ahşap bir kilise inşa edilir. Bulgarların, Osmanlı’da ayrı bir dini cemaat olarak tanındığı 28 Şubat 1870 tarihli ferman burada okunmuştur. 1898 yılında ahşap kilise yanmış, yerine bugün hala ayakta olan Demir Kilise inşa edilmiştir. Mimarı Hovsep Aznavour’dur. Kilisenin Viyana’da dökülen demir elemanları gemilerle getirilmiş ve İstanbul’da birleştirilmiş. Bana göre dünyadaki ilk prefabrik binadır. 2011 yılında bazı onarımlar yapılmış ve 2018 yılında yeniden açılmıştır.

Bulgar Kilisesi

Bunların dışında Moğol Meryem Ana Kilisesi, Yoakimion Rum Kız Lisesi, Ayazmalar ilk akla gelen eski eserlerdir.

Haliç’te vapurlar ile ulaşım 1850’li yıllarda başlamıştır.

Fener İskelesi…

İskele alanı 95m2 olup 81 kazık üzerindedir. Çeşitli tarihlerde onarımlar geçirmiştir.

Günümüzde yolculara ve deniz ulaşımına hizmet etmektedir.

İskelenin Yıpranmış Bir Görüntüsü

Fener semti genellikle gelip geçtiğim bir yerleşim olmuştur. O yıllarda derlenip toparlanmamıştı daha. Ama her geçtiğimde iki bina beni çok etkilemiştir. Biri Kırmızı renkli Fener Lisesi… Heybetinden dolayı ben de herkes gibi uzun süre o binayı Patrikhane sanmıştım. Diğeri ise Demir Kilise yani Bulgar Kilisesi. Hep hayranlıkla seyretmişimdir.

Fener, Haliç içinde araştırdığım son iskeledir.

ARİF ATILGAN 2026 MAYIS

 https://atilganblog.blogspot.com/2026/05/fener-iskelesi-fener-balat-ile-eminonu.html

  https://arifatilgan.wixsite.com/arifatilgan/single-post/fener-i%CC%87skelesi%CC%87

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder