İskeleler
HASKÖY İSKELESİ
Hasköy, Haliç kıyısında Beyoğlu
ilçesine bağlı bir semttir. Bizans döneminde adı Pikridion’muş. İstanbul
kuşatması sırasında Fatih Sultan Mehmed otağını buraya kurduğu için ‘Padişaha
özgü köy’ anlamında Hasköy adı verilmiş. Bizans döneminde Karai Musevi’leri bulunmaktaymış.
Karaim olarak bilinen bu insanlar Orta Asya’dan gelmiş Musevi Türk’türler. Burada kendi
inançlarına göre yer altında Kal ha Kadoş be Kuşta Bene Mikra Sinagogu adıyla
inşa ettikleri sinagog halen ibadete açıktır. 1492 yılında İspanya’dan kovulan
Sefarad Yahudileri de önce Eminönü’ne sur diplerine yerleştirilirer. Burada
Yeni Valide Camii inşaatı başlayınca Haliç’e gönderilirler. Onların bazıları da
Hasköy’e yerleşmişler.
Bizans döneminden beri burada Rumlar da yaşıyormuş.
Onların da Ayia Paraskevi kilisesi vardır. Evliya Çelebi’ye göre 18. Yüzyılda
Ermeni ve Türkler de yaşamaya başlamışlar. Ancak Yahudi nüfusu ağırlıktadır.
Hasköy 17. Yüzyıl sonlarından itibaren küçük çaplı tersanelerin
bölgesi olmuştur. 1852 yılında Hasköy-Balat arasında yapılan köprü Yahudi
Köprüsü olarak bilinir. Ömrü kısa olmuştur. Haliç 1950’lerden sonra sanayi
bölgesine dönüşür.
Fatih döneminden kalan Aynalıkavak
Kasrı günümüzde deniz kıyısında değildir. Hasköy’ün üst tarafında bulunan büyük
alanda Osmanlı’nın okçuları atış talimi yaparmış. Bu sebeple buraya Okmeydanı
denmiştir.
İskeleye gelirsek…
1857 yılında Yusuf Ağa isimli
kişiye 20 yıllığına Haliç’te vapur çalıştırma imtiyazı verilir. Seferler Hasköy
İskelesinden başlayacaktır. Ancak sonraki yıllarda başlangıç noktası Köprü
İskelesi olmuştur. Hasköy İskelesine ahşap bir köprüden geçiliyormuş.
1994 yılında Hasköy Tersanesi’nin
yanında ahşap küçük bir iskeledir. Zamanla denizin dolması ve yapının eskimesi
dolayısıyla seferlere kapatılır.
2006 yılında geçmişteki mimarisine
uygun olarak yenilenmiş ve hizmete açılmıştır. Yeni adı Hasköy Piri Mehmet Paşa
İskelesidir. 90m2’lik alanı olup Yolcu Salonu ve görevliler için mekanlar
bulunmaktadır. Yeni iskele eski un fabrikasının yerindedir.
Buradaki eski eserlerden
bazıları Fatih döneminden kalan Handan Ağa Camii, 1455-1456 yıllarında yapılmış
olan Kiremitçi Ahmet Çelebi Camii, Banker Camondo’nun mezarı, Rum Mezarlığı,
Ermeni Mezarlığı, Yahudi Mezarlığı, Müslüman Mezarlığıdır.
Osmanlı zamanında gemi çıpası
dökülen Lengerhane 1994 yılından itibaren Rahmi Koç Müzesi olarak
kullanılmaktadır. 1997 yılında Haliç Çevre Projesi başlatılmış ve bu havalideki
sanayi tesisleri kaldırılmıştır.
1962-1965... Beyoğlu Atatürk
Erkek Lisesi’nde okurken sıra arkadaşım Hasköy’lüydü. Hasköy’den çok
geçmişimdir de anı oluşturacak kadar durmamışımdır. Ama üst tarafındaki
Okmeydanı’ndan vardır.
Lisede her sınıfın futbol
takımı olurdu. Sınıf maçlarımızı Okmeydanı sahasında yapardık. Cumartesi günleri
öğleye kadar okul olurdu o zamanlar. Öğleden sonra Taksim’den otobüsle
gider-gelirdik. Bir keresinde maçımızı oynamış geriye dönüyorduk. Otobüsün arka
boşluğunda laflıyorduk. Yanımda rakip takımdan bir arkadaş vardı. Birden
‘Çok iyiydin bugün’ dedi. Halbuki kendisi sahanin en iyisiydi. Hele kale direğinin
doksan dediğimiz köşesinde patlayan bir şutu vardı ki… ‘Esas sendin sahanın en
iyisi’ diye cevap verdim. Taksim’e kadar muhabbet ettik. Uzatmayayım… Arkadaşımız yllar sonra Galatasaray’ın milli
sağaçığı Metin Kurt olarak herkese adını ezberletmişti. Bu anımı ayrıca bir
öykü olarak yazacağım.
2002 sonrası… İskelenin yanındaki
Rahmi Koç Müzesi’ne gitmiştim. Her tarafını çok beğenmiştim. Ama çocukluğumdan
beri merak ettiğim gerçek bir denizaltının içinde gezmek unutamayacağım bir
duyguydu. Biliyorsunuzdur. Denize aşık
bir insanımdır. Teşekkürler Koç ailesine.
Bence Boğaz’daki Boğaz
vapurları örnek alınmalı. Haliç’teki Haliç vapurlarıyla da Haliç önemli bir
turistik gezi alanı yapılmalıdır.
ARİF ATILGAN 2026 ŞUBAT
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder