7 Mayıs 2024 Salı

 Öykü

GÜZEL KIZ OLMAK

1950’li yılların sonları… İlkokul sonlardayım… Yeldeğirmeni’ndeki evimizin cumbasında oturuyorum.

Cumba, üst katta iki yandan 1.50mt çektikten sonra ortada kalan kısmın sokağa 1mt civarı yapılan kapalı çıkıntısına deniyor. Buralarda seki denilen, cumbanın tamamını kaplayan oturma yeri bulunur. Etrafı sert minderlerle çevrilidir. Üç tarafında pencereler olur ama iki yanındaki dar pencerelerden sokağı seyretmek oldukça keyiflidir.

Cumbalı Evler

Bir yanımızda Rum komşumuzun cumbası var. Diğer yanımızda cumbalı ev yok. Bütün sokak görülebiliyor. Neredeyse köşe başına kadar…

Mevsimi anımsamıyorum ama güzel bir hava vardı o gün. Çocuklar sokakta oynuyordu çünkü. Karakolhane Caddesi tarafına bakıyorum. Evimizin tarafındaki kaldırımda abla dediğim bir kız duruyor, karşısında ise kaldırımın altında ağbi dediğim bir erkek bisikletiyle durmuş. Sohbet ediyorlar. Bu arada Acıbadem tarafında bitirim bilinen, yaşça onlardan da büyük birinin kaldırımda yürüdüğünü gördüm. Kızın arkasından geçerken elini kızın poposuna değdirdi. Bu anlık olayı benden başka kimsenin gördüğünü sanmıyorum. Beni de o üç kişi dâhil kimsenin görmediğini biliyorum. Yani bu olayın tek şahidi bendim. Kız belli etmedi. Belli etse karşısındaki genç ile o kişi arasında hır çıkacaktı. Ama sonunda maalesef kız kötü anılacaktı. Sadece belli bir süre sonra o tarafa başını çevirdi ve o terbiyesizliği yapan tipi gördü. O kişi ise hiç açık vermeden devam etti gitti.

Çok kızmıştım… Güzellik suçtu sanki.

Biraz daha büyüyüp kitaplar okumaya başladığımda erkeklerde testosteron isimli bir hormon olduğunu, kişiliği zayıf olanların o hormon etkisiyle bu tip saçmalıklar yapabileceğini öğrenmiştim. Neyse. Konudan uzaklaşmayayım.

Aradan çok yıllar geçti. Ben çoluk çocuk sahibi bir yetişkin olmuştum. Küçükyalı tarafında oturuyorum. Gariptir… O iki kişi de aynı sokakta oturuyor. Adam mülayim olmuş.

Bakkala gazete almaya gitmiştim. Malum. Berberlerden sonra en iyi muhabbet edilen esnaf mahalle bakkalıdır. Laflıyorum. O arada içeri ardı ardına Ablayla Acıbademli eski bitirim girmez mi? O olayı anımsadım. İkisi de yaşlanmış. Ve tabii birbirlerini hiç tanımıyorlar. Günaydınlaştık. Onlar raflardan alacaklarını seçmeye geçtiler. Bir ara erkeğin kadına ‘Özür dilerim’ dediğini duydum. Aynı rafa uzanmışlar... Hepsine ‘İyi günler’ deyip dışarı çıktım.

Yürürken kendi kendime diyordum ki ‘O özür aslında yıllar önce yaptığının özrüydü. Adamın borcuydu.' Bilerek veya bilmeyerek… Borç ödenmişti sonunda.

ARİF ATILGAN 2024 MAYIS

 

 https://atilganblog.blogspot.com/2024/05/guzel-kiz-olmak-1950li-yllarn-sonlar.html

 https://arifatilgan.wixsite.com/arifatilgan/single-post/g%C3%BCzel-kiz-olmak


 

 


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder