Köşe Yazısı
4+4+4 EĞİTİM SİSTEMİ
2014 yılıydı.
Yeldeğirmeni’ndeki Osmangazi İlkokulu’nun müdürü beni çocuklarla söyleşiye
çağırmıştı. O gün Okul Müdürü, Öğretmenler, Milli Eğitim yetkilileri ile sohbet
te yapmıştım. 4+4+4 sistemini konuşmuştuk. Anladığım kadarıyla taşradaki
köylerde ilkokuldan sonra okuyamayan kız çocuklarının okula devamlarının
sağlanması için düşünülmüştü. Zira 12 yıl okula gitmek zorunlu olacaktı. Sistem
1 yıl önce gelmişti. Doğrusu o gün bu sistemi beğenmiştim. Zorunluluk olunca
çocuklar 12 yıllık eğitim almış olacaklardı. Özellikle kırsal kesimdeki kız
çocuklar okulu bırakmayacaklardı.
Ancak bugün görüyorum ki
sistemin yararları kadar zararları da olmakta. Öncelikle okullarla ilgili gördüklerimi yazayım. Uzun uzun
detaylandırmayacağım. Çocuklarda her türlü haylazlık var. Eskiden erkek
çocuklar sorunlu olurdu. Şimdi kız çocukları haylazlıkta erkeklerle yarışıyor
hatta onları geçiyor. Öğrencilerin içinde okumaya niyetli olan da var olmayan
da… Olmayanları 12 yıl eğitim sisteminin içinde tutmak durumundasınız. Çok zor.
O çocukların yaptığı disiplinsizliğe vereceğiniz ceza bir işe yaramıyor. Okumak
niyetiyle gelenler de derslerine konsantre olamıyorlar.
Diğer yandan… Eskiden sanayi
sitelerinde okumayan çocuklar çıraklık yapardı. Sonra da belli yaşa gelip işi
de öğrenince kendileri dükkan açıyorlardı. Bugün o çıraklar yok. 12 yıl
okuyunca da 18 yaşına geliyorlar dolayısıyla doğru düzgün para kazanacakları iş
istiyorlar. Onu da bulamıyorlar tabii.
Bazen dostlarla sohbet
diyorum. İnşaat piyasasında usta bulamadıklarını anlatıyorlar. Evdeki en basit
tamirat işleri için bile usta bulunmuyor bulunan da çok fazla ücret istiyor.
İnsanların internetten ustalık öğrenip kendi tamiratlarını yapmaya
çalıştıklarını okuyorum.
Bu sistemin kaç tane kız
çocuğun okumasına yaradığını merak ediyorum. Belki de tersine sonuç vermiş, kız
çocuklarını okuldan uzaklaştırmıştır.
Deniyor ki ‘eskiden çıraklar
pratikle iş öğrenirdi. Şimdi sanat okullarında öğreniyorlar.’ Olabilir o durum yine devam etsin. Ama okulda
okumak isteyen çocuklar kalsın ve rahatlıkla eğitimlerine devam etsinler.
Ayrıca sanat okulu olmayan okullar da var. Bunu da unutmayalım.
Eğitimci değilim. Dışarıdan
ahkam kesiyor da olabilirim. Ama lütfen bu iş tekrar ele alınsın. Bakıyorum da
ev kızlarının yanında ev erkekleri de çoğalıyor. Ben yakın çevremde üç tane
biliyorum. 50 yaşına gelmişler, hiçbir işte çalışmamışlar…
68 ve 78 kuşakları bu ülkede
her sıkıntıyı çekmiş ve çocuklarına çalışmama rahatlığını sağlamışlardır. Yani
hazır yiyen bir kuşak… Pekiyi de onların çocukları ne olacak? Sonunda nasıl bir
toplum oluşacak?
ARİF ATILGAN 2025 NİSAN
https://atilganblog.blogspot.com/2025/04/kose-yazs-444-egitim-sistemi-2014-ylyd.html